Şiir ve çeviri!

Ben dili anlamıyorum. Ve çok masum görünen ve insanı hemen rengârenk ışıltılarla örülen ağına çeken şiir ve çeviri gibi hilekâr ve bir o kadar fettan bir konuya yazı yazmam konusunda dostane bir davete olumlu ve samimi yanıtımı verdikten sonra şu anda siz burada değilken sizin buradalığınızda yazmakta olduğum –ki kabul görürse ben olmadan benim buradalığımla okunacak- bu yazıyı düşünürken ve yazarken, çeviri eyleminde Tsunami dalgaları gibi zavallı çevirenin zihnine saldıran iki dilin tümübirdeninin birinin diğerine nasıl çevirebilirliliği (translation) ve dönüşebilirliliği (transformation) olanaklarını ve olasılıklarını ve aynı zamanda olanaksızlığını açıklama konusundan nasıl kıvırıp sıyıracağımı düşünüyorum! Bencilce tabii. Ama düştüğüm bu cazibenin merkez çekinden kaçış olmadığına göre, konuyu alt edebilme görüntüsüne girmem açısından, kendimce şu noktadan başlamayı daha uygun buldum: Derrida der ki “… çeviri gerekli olduğu kadar imkânsızdır!”

Okumaya devam et “Şiir ve çeviri!”

Şarkısı Beyaz’ın Farsçaya çevirisi

Cemal Süreya’nın ilk ve kimine göre de ilk şiiri olan Şarkısı Beyaz adlı şiirini Farsçaya çevirdim… ola… affola!

ترانه ش سفید
شعری از جمال ثریا
ترجمه هاشم خسروشاهی

cemal süreya ile ilgili görsel sonucu
Cemal Süreya, 1931, Pülümür – 9 Ocak 1990, İstanbul

خرسبازها گذشتند، انسانهای نابخشوده گذشتند
شهرها دلسنگ بودند ترانه ش ـ سفید
انسانها رویاهای بزرگی داشتند
انسانها با مرگی مردند که
حیرتزده میان عشقها
.چنان فراموش کردند که نگو

من با تمام قدرت
بیهوده می کِشم افسار قایق را
من جدا افتاده ام
جدا افتاده ام از انسانها
این ستاره در آبی ها نمی گیرد
کارا نیست بر من نه دریا نه کف

Okumaya devam et “Şarkısı Beyaz’ın Farsçaya çevirisi”

yığın

Cesar Vallejo ile ilgili görsel sonucu
16 Mart 1892, Santiago de Chuco, Peru – 15 Nisan 1938, Paris, Fransa

İspanya’nın iç savaşı yıllarına ait şiirlerden!

İspanya’nın Antifaşizm savaşında safını açıkça ortaya koyan Latin Amerika şairlerin başında Pablo Neruda, Cesar Vallejo ve Oktavia Paz gelmekte. 

Bu çeviri bu üçlünün ve İspanyol özgürlük savaşçılarının anısına takdim edilmiştir!

 

saldırı sonunda savaşçı ölmüş yerde yatıyordu.
bir adam yaklaşıp ona
‘ölme! seni çok seviyorum!’ dedi.
ama ceset, heyhat, dirilmedi!

Okumaya devam et “yığın”

Ev Karadır filmindeki Furuğ’un seslendirdikleri…

Yönetmenliğini yaptığı Ev Karadır filminde

Furuğ Ferruhzad’ın seslendirdiği metnin

tümünü aşağıda veriyorum *:

 

cehennemde kimdir tanrım sana şükürler diyor?‫فروغ فرخزاد‬‎ ile ilgili görsel sonucu
cehennemde kimdir?
senin adını ey yücelerin yücesi şarkılayacağım,
senin adını on telli utla çalacağım
çünkü çok tuhaf ve korkunç yapılmışım.
 
kemiklerim senden saklı değildi gizlide oluşuyorken
ve ben yerin en dibinde biçimleniyorken …
senin defterinde benim bütün organlarım yazılmıştır
ve senin gözlerin benim ceninimi görmüştür
ey yücelerin yücesi!
senin gözlerin benim ceninimi görmüştür

Okumaya devam et “Ev Karadır filmindeki Furuğ’un seslendirdikleri…”

bir yeryüzü şarkısı!

Langston Hughes’den dört şiir

İngilizceden çeviri: haşim hüsrevşahi

1-

Yeryüzü şarkısı

Related image
Langston Hughes, 1902 – 1967

bu bir yeryüzü şarkısıdır
ve ben uzun zamandan beridir
bir yeryüzü şarkısını beklerim

bu bir ilkbahar şarkısıdır
uzun zamandır beridir
bir ilkbahar şarkısını beklerim:

genç tomurcukların patlayışı gibi güçlü
yeni bir bitkinin sürgün verişi gibi güçlü
anne rahminden çıkan
ilk bebeğin gelişi gibi güçlü

Okumaya devam et “bir yeryüzü şarkısı!”

İran Yazarlar Birliği’nin bildirisi

Muhtari ve Puyende’nin katledilişlerinin on dokuzuncu yıl dönümü nedeniyle yayımlanan

İran Yazarlar Birliği’nin bildirisi:

 

06 Aralık 2017

Özgürlük yolunda canlarından olan Mohammed Muhtari ve Mohammed Cafer Puyende’yi canice katledilişlerinin on dokuzuncu yılında saygıyla anıyoruz.

1998 sonbaharının siyasi cinayetlerinin, İran Yazarlar Birliğinin sorumlu iki üyesi Mohammed Muhtari ve Mohammed Cafer Puyende’nin fiziki silinişlerinin on dokuzuncu yıldönümünün arifesinde, o korku, dehşet ve tehdit günlerinin karanlığı, sonbaharın endamına öyle gölge düşürmekte ki bütün aydın yürekleri acıtmakta ve haksızca dökülen kanlara karşı adalet isteği bütün özgürlükçü insanların zihninde her gün biraz daha uyandırmaktadır.

Okumaya devam et “İran Yazarlar Birliği’nin bildirisi”

Kenizu

moniro ravanipour ile ilgili görsel sonucu
Moniru Revanipur, DT: 24 Temmuz 1952, Buşehr, İran)

Kenizu, İran kısa öykülüğünde adından söz ettiren Moniru’nun dikkat çeken ilk öyküklerinden sayılır. Moniru bu öykülerde doğup büyümüş olduğu Körfez kenti Buşehr’i öyküler… Daha fazla bilgi için buraya tıklayınız! Bu öykü hazırlamış olduğum İran Kısa Öykü Antolojisi’nin ilk baskısında yer almıştır. (h.h.)

 

 

 

Kenizu ölmüştü. Meryem caddeye indiğinde, Tevekkülü Meyhanesi’nin adamlarını gördü; bacağı su arkından dışarıya, caddeye sarkan kadını çekiyor, gülmekten katılıyorlardı. Meyhane, Meryem’in okulunun önünden geçen caddedeydi. Okul zili çalınca çocuklar caddeye dökülürdü. Yöre kasabalarının kadınları, dolu fileleriyle pazardan gelir, meyhanenin yanından geçerken tükürür, yollarını değiştirirlerdi. Meyhanenin önünde, geniş, toprak bir meydan vardı. Günbatımlarında, adamlar, o meydanın çevresinde öbek öbek olur, otururlardı. Şişenin ağzını, ayasıyla temizler, bir kese kâğıdı dolusu fıstıkla günün yorgunluğunu çıkarırlardı.

Okumaya devam et “Kenizu”

evim bulutludur!

“Evim bulutludur” çağdaş Farsça şiirin teorik temelini atan ve ciddi örneklerini veren Nima Yuşic’in (11 Kasım 1897, Yuş, Mazenderan, İran- 3 Ocak 1960, Şemiran, Tahran, İran) musikisi, dize bölünmeleri, imgeleri ve içerik zenginliği açısından önemli şiirlerinden biridir.

Onun 120’nci doğum günü nedeniyle çevirerek yayınlamak istedim.