Penguen oynatan entellektüeller

Bu günlerde şiir, roman ya da öykü eleştirileri yapan, falanca yerde falanca şair üzerine toplantı düzenleyen, falanca felsefi söz üzerine sayfalar karartırken savaşa değinmeyen entelektüellerin acınaklı durumu Penguen oynatan kanalların durumundan daha vahim, daha tehlikeli ve daha gülünç olup sorumluk alma korkusunu bildiren bir tablodur. Savaşa susamış Emperyalistler yüz binlerin kanını akıtmaya hazırlanıyorken ses çıkarmıyorsan aydın insan değilsin, ölümler sonrasında çıkaracağın ses ise bir zavallılık bulgusu olacaktır. Savaşa şimdi hayır demiyorsan ne yazık ki savaşa tapanların yanında yer alıyorsun demektir! Bu kadar basit! Hoşuna gitmedi mi? Ne alaaaa!

Ey savaşa tapanlar!

Aaah sizler! Sizler ki savaşa tapanlarsınız… Sizler ki ateşin yaratan yanından değil yaralar açan acı yanından doğmuşsunuz, sizler ki şeytan bile sizi kendi ateş dergahından kovmuştur…

Aaah sizler ey savaşa tapan ölüm elçilerinin uşakları… Aah sizler ki sırtlanlar bile sizi inlerinden kovmuş, salyalarını sizin yüzünüzden esirgemiştir, kuşanın! Atom bombalarınıza kuşanın, füzelerinize, fırkatayınlarınıza, kimsayllarınıza, biyolojklerinize, lazerlerinize, mazerlerinize, nötronlarınıza, napalmlarınıza! Kuşanın! Dünya hazırdır alt üst olmaya!

Yağdırın bombalarınızı, dünya çocuklarının bir avuçluk tenleri hazırdır yanmaya!

Aaaah ey dünyanın savaşa tapan münafıkları, ey Sina eteklerinde altın buzağıya tapanların gaddar torunları, ey Golgota’da İsa’nın sırtına tomruk yükleyip tepelere sürenlerin gaddar torunları, ey Kerbela’da Muhammed’in öptüğü Hüseyin’in gırtlağını keserken kahkaha atıp gülen komutanların gaddar torunları, ey nerde düşman varsa onun uşaklığına soyunmuş soysuz efendiler, başlatın savaşlarınızı! Mademi emeğinden başka kaybedeceği hiç bir şeyi olmayan bu yüzü kavruk erkekler, kadınlar size kanmışlar ve hazırlar sizin sermayeniz yolunda ölmeye, başlatın savaşlarınızı!

Aaah sizler, aah ey savaşa tapanlar, bütün ormanlarımız hazırdır yanıp kül olmaya, bütün ovalarımız, tarlalarımız hazırdır, evlerimiz, sokaklarımız hazırdır bombalarınıza…

Kendi türünün kanına bu denli susamış başka hangi yırtıcı hayvan var?

Dişlerinizi bileyin, zehirlerinizi akıtın! Biliyoruz, her şeyi teslim alacaksınız, her şeyi! Ama kendi külünden yükselen o özgür ruhu asla! Analarımızın yanan saçları arasından doğacak, kadınlarımızın bombalanıp yanan dölyataklarından doğacak, erkeklerimizin parçalanan avuçlarından doğacak… Sevgilinin kavrulan dudakları arasından!

Aaaah siz ey savaşa tapanlar, bu gün sizin gününüzdür… yarınsa asla!

(h.h.)

Kim savaşın acılarını çekmek isityor? Parmak havaya!

Kim savaşın acılarını çekmek isityor? Parmak havaya!

Hayır! Şaka bir yana. Ölümün şakası olmaz çünkü! Hele çocukların, masum insanların, filinta gençlerin bombalar altında parçalanmalarının hiç ama hiç şaka kaldıracak yanı yok! Öyleyse insanoğlunun yaşadığı en acı deneyimden söz edellim ve soralım II. Dünya Savaşı sırasında yaklaşık 50 milyon insan katledilmiştir. Niçin?

Yanıt çok basittir: Sermaye ekonomik krizlerden kurtulsun diye ve büyük sermayeler dünyayı yeniden paylaşsınlar diye!

Savaşlar sırasında insan kanı sel olup akarken birilerinin o uçaklardan, füzelerden, bombalardan, kurşunlardan ve… para kazandığını düşünebiliyor musunuz? O silahlar kimin parasıyla yapılmakta? Yanıt çok basitti: O silahlar, cepheye sürülen ve ölen insanların paralarıyla yapılıp satılmakta, satın alınmakta!

Sermayenin kurtuluşu için katledilen 50 milyon insan arasında kaç büyük sermaye sahibi fabrikatör, onun çocuğu ya da kaç ülke lideri veya onun çocuğu ölmüştür? Bir? Üç? Beş?

Dünya savaşları ve sermayenin tezgâhladığı, kışkırttığı ve sürdürdüğü diğer savaşlar sırasında halkın çektiği acılar neden gündeme getirilmez? Acaba cepheye giden asker mi bulunmaz yoksa halk savaş çıkaranların göğüslerine yumruğunu dayar da kocaman bir HAYIR diye haykırır diye mi?

Behey insanlar! Madem onlar sizi uyutmaya çalışıyor, siz birbirinizi uyandırın ve dünya savaşları ve sermayenin çıkardığı ve hala da çıkartmakta olduğu savaşlarda çekilen acıları yüreğinizde duyun! Ağlayacaksanız bombalar tepenize yağmadan şimdi ağlayın… Savaşa dur diyecekseniz çocuklarımız cephelere sürülmeden once dur deyin!

Savaşa hayır demek, savaş acılarını çekmek istememek insani bir duygudur, bir erdemdir.

Son basit bir soru: Tüm bu silahlar ne işe yarar? Yanıt çok basittir: İnsan öldürmeye! Bu ölümler kimin işine yarar? sialh Tüccarlarının!… sorulara devam edebilirsiniz kendi yanınızda… tekrarlmak gerek:

Kimse savaşlarda çekilen o acıları unutmasın!

ikinci dünya savaşı-3

ikinci dünya savaşı-2  ikinci dünya savaşı-4

fosfor-bombasi_2ikinci dünya savaşı-5