Rıza Beraheni’nin 70. yaş gününe gönderilen mesajlar

Rıza Beraheni’nin yetmişinci doğum günü nedeniyle Toronto’da bir kültür merkezinin 2005 yılında düzenlediği geceye kimi edebiyatçının ve düşünürün ilettikleri mesajları burada vermek istiyorum:

Eugene Benson (PEN Kanada dönemsel başkanı)

Rıza Beraheni’ye bir yazar, yazın kuramcısı ve özellikle ülkesi İran’da demokratik özgürlükler yolunda gösterdiği özveriler nedeniyle selamlarımı gönderiyorum. Onun, arzularının ve hedeflerinin yeni ülkesi Kanada’da hep yaşamasını umut ediyorum.

Hélène Cixous (Yazar, eleştirmen, kadın insan hakları, yazın kuramcısı, filozof)

Kitap okuma ömründe bir eserin keşfi sevilen bir ölünün mezarından kalkması kadar nadir bir olaydır. Böylesi bir olay her beş yılda ya da on yılda cereyan eder. O gün insanın edebiyatın gerçeğini algılayabileceği bir güçle. Bu macera birkaç sene önce benim için cereyan etti. Benim için kıyametin kıyamı idi. Ne mutlu o insana ki ansızın başka bir gezegenin başka bir dünyanın varlığını öğrenir.

yazdıklarım

Rıza Beraheni yaşıyor!

Eleka’ya*

” ve bir başka gönül o  eceye özgüdür, devler ona eremez.”   Tebriz’li Şems

düşlerimde gördüğüm tüm kuşların adını            senin için yazmışım burada

tüm sevdiklerimin adını

okuduğum tüm o iyi şiirlerin

ve sıktığım ellerin

tüm çiçeklerin adını         mavi bir saksıda          senin için yazmışım burada

buradan geçerken            bir an bak ayaklarının altına

ben ayaklarının adını senin için yazmışım burada

ve kollarının -aşka ve kelebeklere köprü olunca          ve güvercinleri bastırınca kendine-     senin için yazmışım

burada

Şiir Dili

Yazan: Haşim Hüsrevşahi

Bu makale Çakır Dikeni Dergisi’nin ilk sayısında yayımlanmıştır, Aralık 2020

  1. Yaşam dilin içinde cereyan eder. Bütün dünyamız ve bu arada olgu olarak yaşamımızın bir parçası olan sanat ve edebiyat da -ve açıktır ki şiir de- dilin içinde cereyan eder. Konuşulan/konuşulabilen ve yazılan/yazılabilen diller kendi sözcük hazinesi, sözcüklerin sesleri, yan yana geliş sistematiği, biçimleri ve diğer birçok özellikleri bakımından birbirinden farklılıklar gösterdiğinden her dilin kendine özgü şiir dili, şiirsel dili, mensur şiir/şiirsel dili , roman ve öykü dilinin olması kaçınılmazdır. Ancak yaşayan dillerin paylaştıkları ortak özellikleri -örneğin o dillerde yazılan şiirlerin yarattığı hisler, gönderilerinin ortak toplu bellekteki yanıtı- nedeniyle dil, edebiyat dili, şiir dili evrensel kuramların tümü için geçerli olan temeller esasında irdelenebilir.
  2. Dil ister bir iletişim “sistemi”, iletişim “metodu” veya iletişim “aracı” olarak kabul edilsin; örneğin yapısalcıların yaklaşımıyla ister dil dizgesel (eşsüremlilik) boyutu ister tarihsel (artsüremlilik) boyutu ile ele alınsın, farklı yazın türlerinde farklılıklar gösterir.  Bu farklılıklar birçok dilbilimci tarafından yıllardır tartışılagelmiştir. Yirminci yüzyılın başında Rus biçimcilerinin açtığı düşünsel pencere, sanat dilini genelde ve şiir dilini özelde farklı boyutlarda ele almamıza olanak sağlamıştır. Şiir dilinin “araç” ya da “teknik” olarak kullanılma biçimi ve işlevi özellikle roman-öykü dilinden ve şiirsel dilden (mensur şiir dilinden) ayrı bir tür olarak ele alınmıştır. İşlevsel bakışla, özellikle poetikada dilin estetik işlevi -estetik amaç- açısından bakıldığında, günlük konuşmada (pratik dilde) anlam ve bilgi aktarma açık ve ön plandayken şiirin dili bu işleve karşı koyduğu iddia edilebilir.

Çomak ve Çomakçı!

Evet… Çomaklar ve Çomakların sahipleri!

Erdelan, çoraplarını katlayarak bavulun kenarlarına yerleştirdi: “Hep böyle sıcak tut ilişkilerini! Senin, ailene, Şah Âlâ Hazretleri’ne sırt çevirdiğini, kendilerinden biri olduğunu sansın… Bu çok önemli! Anlıyor musun?”

“Evet, anlıyorum!”

“Anlamıyorsun! Bunu da anla, anlamaya çalış, çabala! Sana gereken talimatı daha sonra göndereceğim… Yakında, çok önemli olaylar olacak. Düşün ki, mesela bir savaş çıkacak! Bu devletin silaha ihtiyacı olacak! Nerede olacak senin yerin? Ha?”

“Neden savaş çıksın ki? Hem savaş olursa general amcam hayatta olsaydı ne söylerdi onu düşünürüm! Savaşırdım!”

“İşte! Dedim ya anlamıyorsun!” Kafasını sallayarak mırıldandı: “İşim çok zor!”

“Ya ne?”

View original post 743 kelime daha