Filistin’den şiirler çevirdim

Bu şiirler ya Filistinli çocuklar tarafından ya da Filistinli çocuklara yazılmış…

 

Siz ey Gazze’nin haylaz çocukları

Siz ey Gazze’nin haylaz çocukları
Hani penceremin altında çığlıklarınızla beni sürekli rahatsız ederdiniz
Hani her sabah kalabalık ve kargaşayla doluşurdunuz sokağa
Hani benim vazomu kırıp balkonumun tekçe çiçeğini çaldınız
Geri gelin… istediğiniz gibi çığlık atın… kırın dökün bütün vazoları
Çiçeklerin tümünü çalın.
Geri gelin
Yeter ki geri gelin!

Halit Cuma


Devamı »

Agniye son mersiye! (yeniden)

Beni kayınların arasına göm, senin kanatlarının gölgesine Agni! Karalar bağlama sakın, saçlarının kokusunu unutmak gayrı mahal. Gelirken ateşi parmaklarının ucunda getir. Suyu ağzında. Rüzgar bizi sarınca beni derinlerine göm. Gözlerindeki küsküyü orada bırak tam gözlerimin yanına. Soluklarını tut. Ateş püsküren soluklarını… Ay kayınların üzerinden akacak Agni. Sen şarkı söyleyeceksin ve benim kemiklerim uluyacak. Dişlerini etime geçir öyle git. Ya da gitme Agni son şiirlerini oku bana.
Anımsarsın ne zaman bardaklarımızı rakıyla doldursak şarkı söyle bana derdim, sen gülerdin… şiir söyle bana derdim Agni, sen susardın ben dinlerdim seni. Sonra elini kanatlarının altından çıkarır ateş yakardın yuvamızın ortasında. Aç bana derdin ağzını. Açardım. Akreplerimi alır ateş çemberimizin ortasına atardın. Aç ağzını derdin açardım. Ağzımdan yenilmiş yıldızları toplardın, masanın üzerine, mumun yanına dizerdin. Ben ağladığımda kulaklarına mavi hindiba çiçekleri takardın. Sabah ezanı okunduğunda sarı andızlar açardı avuçlarında. Sen ağladığında Agni, yalazlar bir yanaklarında oynardı bir memelerinde. Ben susardım.Öyleyse Agni bana son şiirlerini oku. Son şarkılarını. Sen şarkı söylerken ben dolunaya ağacağım. Derisi çürümüş dolunayı seyreden penceredeki o fahişe kız ayağa kalkacak. Aynaya bakacak. Yüzünün çürümüşlüğünü unutacak. Yüreğinin çürümüşlüğünü unutacak Agni. O fahişe kız bize gerçek hikâyeyi anlatacak. Bize kandan arınmış pınarın suyunu içirecek. Eteğini rüzgârda savurduğunda on iki mevsimin on iki krallığının on iki yıldızı eriyecek. Saçlarını tarayacak ve eriyen yıldızlar akacak saçlarına.Şarkılarını söyle bana Agni. Şimdi suyun büyüsü sarmış beni, kayınlara doğru gidiyorum. Toprağımdan ateş böcekleri uçuşuyor Agni. Elini kanatlarının altına sok ve alnıma sür! Aaaah benim kırk kanatlı, çift başlı ruhum, aaah benim dişi Agnim! Aaah ateş çiçeklerinin tapındığı kutsal fahişem! Bu benim sana söyleyeceğim son mersiyedir! 
(h.h.)

 

Ä°lgili resim

Nnenna!

Nnenna[1]

 

Yazan: Adaobi Onyeakagbu[2]

 

Seksen yaşındayım, hastayım ve ölmek üzereyim. Onun sevecen elleri beni yavaşça bu dünyadan koparmakta. Gitmeye hazırım, ama onun hikâyesini paylaşmadan olmaz.

*

Onu ilk gördüğümde herhangi biri gibiydi. Ben arkadaşım Kunle ile şehir kulübünde tenis oynuyorduk. O, kucağında bir bebekle yanımızdan geçti. O, geçip kulübün restoranına girene kadar durup bekledim. Bir top vızıldayarak kulağımın dibinden geçince dönüp arkadaşım Kunle’ye alaycı bir bakış attım: “Ne?” diye sordum ilgisizce ve gidip Kunle’in dikkatsizce attığı topu aldım.

“Kime bakıyorsun Mr. Man?”

Bu sesin hiç eğlenceli yanı yoktu.

“Kız arkadaşın yok mu Chibuzor?”

Onu yok sayarak yerimi alıp servis atamaya hazırlandım.

“Kaldı ki, o kadın evlidir,” Kunle durarak, vermiş olduğu habere karşı benim tepkimi ölçmek istedi, “O asker çocukla… Uche’yle.”

Omuzlarımı silkerek hayal kırıklığımı gizlemek için “Öyleyse çok kötü,” diye yanıtladım.

*

Devamı »

Beyaz Mintan (Vietnam’dan bir şiir)

Huy Cá­n
Huy Cá­n (31 Mayıs 1919-19 Şubat 2005)

Kalbinle, ruhunla geldin bana
Düşsel arınlığın sade beyaz mintanı içinde
Işık sağanağındı senin eski patika yolu boyunca
Ayaklarının yeşimi, biricikliğin kızıl rayihası
 
Senin sevimli uzun ince parmakların okşadı
Güneşin öptüğü nazik yuvarlak yanaklarını
Masmavi rüzgârı doldurdun saçlarına
Ve hava dağlarını odama estirdin

Devamı »

Bill Gates ve Sosyalizm!

Dünyanın en zenginleri arasında yerini ilk üçte koruyan yazılım multi milyarderi Bill Gates, bir konuşmasında çevreyi ve doğayı ancak sosyalizm kurtarır der (Tom Cahill, Axis of Logic, 4 Eylül 2016) ve ekler: “Özel sektör yetersiz bir aptaldır.” Bill, kapitalist kuralların artık çalışmadığını ve yeryüzünü ancak sosyalizmin kurtaracağının altını çizer. (San Miguel Times, 1 Mayıs 2017).

Bunun bir şaka olduğunu sananlara Guardian’ın 15 Mayıs 2013 tarihli Daniel Ben-Ami’nin kaleme aldığı makalesinde yer verdiğiBill Gates at SXSW Bill Gates ve onun gibi Amerika’nın en zenginleri arasındaki yeri en önde gelenlerden Warren Buffet’nin sözlerine bakmalarını öneririm. Kapitalizmin tepesinde oturanlar ve bütün dünyanın zenginliğinin kaymağına sahip bu insanlar neden kapitalizme “karşılar”? Acaba oturdukları dalı mı kesmek istiyorlar yoksa bu hasta düzenin bir süre daha hayatta kalması için öneri mi veriyorlar?

Devamı »

Sözlerini Furuğ’un yazdığı o şarkı!

Kami:

“Furuğ’da şarkı sözü yazma yeteneği de vardı. Ekim 1990’da ben Şeyh Galeri’de resim sergimi acımıştım.

O sırada Mohammed Nuri Bey[1] oraya geldi.

Bana bir şiiri göstererek “Bunu Furuğ yazmış,” dedi ve bana verdi.

O şarkı budur: Sahilin suskusunda … ”

İşte o şarkı:

Gece darmadağın usulca ilerliyor kıyının suskusunda

Göğsümde çırpınır kalbim… sen gelirsin, sen gelirsin

Öpücüğün rayihası yükselir dudaklarının kızıl gülünden

Bakışların ışıldar… ne güzelsin, ne güzelsin.

Sır perdesini aralarsın, kaygılı bakışlarla

Ben kulaklarına kendi hüznümden bir şarkı söylerim

Sahilin suskusunda bu benim sahilde yapayalnız

Düşlerin kollarında uyumuş… ne rüyadır… ne rüyadır

Gece darmadağın usulca ilerliyor kıyının suskusunda

Göğsümde çırpınır kalbim… sen gelirsin, sen gelirsin

Öpücüğün rayihası yükselir dudaklarının kızıl gülünden

Bakışların ışıldar… ne güzelsin, ne güzelsin.

Sır perdesini aralarsın, kaygılı bakışlarla

Ben kulaklarına kendi hüznümden bir şarkı söylerim

Sahilin suskusunda bu benim sahilde yapayalnız

Düşlerin kollarında uyumuş… ne rüyadır… ne rüyadır

(h.h.)

 

[1] Son dönemin önemli şarkı yorumcusu Mohammed Nuri (1929-2010)

Furuğ’un biricik oğlu Kami de gitti!

Bir ömür acı ve hasret son buldu!

Acı ve hasret dolu bir ömür son buldu!

Demek Furuğ’un oğlu olmak, Perviz Şapur gibi tanınmış bir edebiyatçının oğlu olmak yetmiyormuş. İkiyüzlü toplum yapacağını yapıyor. Furuğ’un şiirlerini okur, onu alkışlar, Perviz’i takdir eder ama onların biricik oğullarına sahip çıkmazlar. Üstelik güvendiği insanlar, annesinden ve babasından ona kalan ne varsa, mektupları, resimlerı, antika sayılacak eşyaları, Furuğ’un dikiş makinesini dahil, kısaca varını yoğunu hırsızlar gibi çaldılar, elinden aldılar ve onun yüzüne güldüler. Yayıncılar annesinin kitaplarından elde ettikleri yüz binlerce dolardan ona tek kuruş ödemediler. (Kamiyar’ın kendi dediğine göre Morvarid Yayınları hariç)

Devamı »