to my Jewish brother

My dear Jewish brother; I feel your sympathy deep in my heart. And I believe that we both like millions of other people who carry minute sense of humanity in their soul and heart, share this idea that what the Zionists are doing now and used to do during past decades is nothing but brutality and attempt to kill all sense and wisdom of being human!

Noam Chomsky: “It is not a war, it is murder!”

Chomsky Statement on Israel’s

War on Gaza

Salem-News.com

It is not a war, it is murder.

Prof. Noam Chomsky
(WASHINGTON DC) – The following statement by Noam Chomsky
indicates a different stand toward Israeli aggression than Prof. Chomsky has revealed in the past:
“The incursion and bombardment of Gaza is not about destroying Hamas. It is not about stopping rocket fire into Israel, it is not about achieving peace.

Doruk

Azerdoht Behrami’den kısa bir öykü

Farsçadan çeviri: Haşim Hüsrevşahi

DT: 1966, Tahran

Eğitim: Dramatik Edebiyat, Senaryo Yazarlığı

Kitap: Çarşamba Geceleri (2010, toplu öykü), Günlerden Bir Gün (edebiyat ödlülü birincilik, Behram Sadıki Ödülü ikincilik

Diğer eserler: Televizyon ve sinema için yazdığı birçok dizi ve film senaryosu, Cemalzade ve Ferrohi Yezdi adında Parlak Çehreler serisinden iki kitap 2007 ve 2010

Doruk

Birlikteyken, yalnız olunca, başlardık. Birlikte giderdik. Birlikte gelirdik. Önce yavaş giderdik. Giderdik, giderdik. Giderdik ve gelirdik. Gelirdik ve giderdik. O giderdi ve ben gelirdim. Ben giderdim ve o gelirdi. Birlikte dururduk. Birlikte yürürdük. Hızımızı artırırdık, ya da daha yavaş giderdik. Gülerek giderdik, sessizce gelirdik. Sessizce giderdik, gülerek gelirdik. Öyle hızla giderdik ki soluk soluğa kalırdık. O kadar yavaş giderdik ki kendimize geldiğimizde durmuş olurduk. Birlikte dururduk. Derin soluklar alırdık. Kalp atışlarımız yavaşladığında, yola koyulurduk. O durunca ben de dururdum. Ben durunca o da yürümezdi. Az ilerlediğimizde birlikte dönerdik, yeniden başlamak için. Ben yorulunca, o beni kucaklardı ve devam ederdi. O yorulunca, yerimizi değiştirirdik. Doruk önce yakın görünürdü, ama gittikçe daha uzak daha uzaklaşırdı. Hızla gittiğimizde de daha da uzaklaşırdı.

Giderdik ve gelirdik. Gelirdik ve giderdik. O gelirdi, ben giderdim. Ben giderdim, o gelirdi. Bazen sadece ben giderdim, bazen sadece o giderdi. Bazen otururdum onun gidiş gelişlerini izlerdim. Bazen o uzanır ve benim gidiş gelişlerimi görürdü. Ya da görmezdi, gözlerini kapatır benim gidiş gelişlerimi düşünürdü.

Devamı »

Furuğ Ferruhzad’dan bir kısa öykü!

Aldırmaz

Yazan: Furuğ Ferruhzad

Farsçadan çeviri: haşim hüsrevşahi

 

Odanın kapısını açtığımda orada sobanın yanındaki koltuğunda oturuyordu. Abarttığı sessizlik ve dingilik içinde bana baktı ve ansızın pencere kanatlarının çarpmasının onu tatlı düşlerinden sıçratmış gibi yavaşça, “Tuhaf!… siz misiniz? Buyurun, lütfen, buyurun!” dedi.

Üzüntüyle ilerledim. Ayaklarım beni sürüklüyordu. İki hafta ayrılık ve küs kaldıktan sonra beni bu kadar kayıtsız, aldırmaz bir biçimde karşılayacağını tahmin etmiyordum. Duygularını gizlemek için gösterdiği çabaya rağmen bir hafta sonrasında, ilk görüşmede zayıf da olsa, bir anlığına da olsa sevinç ve mutluluk kıvılcımlarını uyandıracağımı sanıyordum. Buna rağmen çekindim, gözlerine bakamadım. Onun gözlerinde benim aradıklarımdan eser bulamayacağımdan, bir taşla karşılaşacağımdan korktum. Kendi kendime, ‘Her zaman olduğu gibi ona teslim olmamalıyım. Ben söylemem gerekenleri söylemeliyim ve o da dinlemelidir. O yanıtlamak zorundadır. Ben onu buna mecbur ederim,’ diye düşündüm. Kendimden emin bir şekilde ve biraz da öfkeli olarak karşısında durdum. “Neden geldiğimi biliyor musun?” dedim.

Çocuklar gibi güldü.  Belki bana gülmüştü, belki de gülüşü söylediklerim karşısında küçük düşürücü bir tepki göstermek içindi. Bir eliyle karşısındaki koltuğu gösterirken ve diğer elindeki kalınca bir kitabı dizlerinin üzerine koyarken, “Tabii ki biliyorum, tabii ki. Ama şimdi iyisi biraz oturun ve kendinizi ısıtın, burada, sobaya yakın bir yerde,” dedi.

Devamı »

Ev Karadır

Yönetmen: Furuğ Ferrhzad

Metin Çevirisi: Haşim Hüsrevşahi

(Bu film 1963 yılında Oberhausen Film Festivali, Belgesel dalında en büyük ödülü kazanmıştır. Metin yazarlığını, montaj ve yönetmenliğini üstlenen Furuğ Ferruhzad, yapımcı İbrahim Golestan’ın yardımcılığını da üstlenmiştir. Furuğ’un ölümünden sonraki festivalde, festival Furuğ’un adıyla onurlandırılmıştır. Film boyunca arka plandaki şiir okuyan Furuğ Ferruhzad'dır)
 
Kara tahtaya yazı: Ev Karadır
 
Bir erkek Sesi (İbrahim Golestan): “Dünyada çirkinlik az değildir. Bu çirkinlikler daha da fazla olurdu şayet insanoğlu onlara gözlerini yumsaydı; ama insanoğlu çare bulandır! Bu perdeye şimdi bu çirkinlikten bir görüntü, bir acıya olan bir bakış gelecek ki, onlara göz yummak insanoğluna yakışmaz. Bu çirkinliğe çare bulmak ve bu derdin dermanına koşmak ve ona yakalananlara yardımcı olmak bu filmi yapmanın nedeni ve yapımcılarının umudu olmuştur.
 
Devamı »