Furuğ’un ölüm sahnesi: bir proje!

Kimi arkadaşlar Furuğ’un kaza sonrası hayatını kaybettiğini gösteren sahnenin “sahte” olduğunu söylediklerini duydum.

Bunun bir “sanatsal -fotoğrafik- reprodüksiyon” olduğunu bilen arkadaşlar bilirler ve benim de bu sayfalarda yazdığım gibi bu görüntü fotoğraf sanatçısı ve Roman Anlatısıyla Polanski‘nin Farsça çevirmeni Azade Ahlaki’nin büyük bir projesinin bir parçası olarak yaratılmıştır. Bunu ben sardunyalar.com’da  17 Görsel Rivayet -1- başlığıyla tanıtarak anlatmıştım. Bu Rivayet’in ikinci bölümünde Furuğ’la ilgili çalışmayı yayınlamıştım. Yakında diğer bölümleri de yayınlamaya çalışacağım. Bir yanlışlık olmasın diye bu notu düşmek zorunda kaldım.

 

Furuğ: babam derdi ki…

Babam, “Kadın uzun saçlı, iri gözlü olmalı!” derdi. Ama annemin ne uzun saçları vardı ne de iri gözleri. Annem erkeğin güzel olmaması gerektiğine inanırdı. Ona göre güzellik erkeklere yakışmazmış. Erkeğin ellerinin kaba, yanaklarının ise kavruk olması gerekirmiş. Ama babam hem güzeldi hem de çekici. Ne elleri kabaydı ne de kavruk yanakları vardı. Onlar yan yana mutlu değillerdi. Zira kafalarındaki karşı cinse ait düşünceleri yaşamlarındaki karşı cinsle tam bir çelişki içindeydi. Onlar asla kadın aşık olmalı ve erkek bu aşka değer olmalı demediler… onlar aşkı -bu gereği- yaşamlarında sansür ettiler. Ve ben yıllarca hurafeler içinde savaşarak anladım ki aşksız ne uzun saçlarım güzeldir ne de iri gözlerim… ne de kaba elleri ve kavruk yanakları ile bir erkek benim mutluluğumu garanti edecek!

Furuğ Ferruhzad

‫عکسهای جدید فروغ فرخزاد‬‎ ile ilgili görsel sonucu
Foto: Pendar News’dan alınmıştır. (Resmin üzerindeki Farsça yazı: Péndar News)

 

می شنوید صدایم را؟: Orhan Veli’den!

می شنوید صدایم را اگر گریه کنم؟
‫اورهان ولی‬‎ ile ilgili görsel sonucuبند بند شعرهایم را
می توانید لمس کنید آیا
اشکهایم را با دستهاتان؟
نمی دانستم ترانه ها اینچنین زیبا
و واژگان اینچنین نارسایند
پیش از آنکه دچار این درد شوم…
می دانم جائی ست
می توان همه چیز را به زبان آورد
بسیار نزدیک شده ام، حس می کنم
!نمی توانم بیان کنم

(ترجمه: هاشم خسروشاهی)

ağlasam sesimi duyar mısınız,
mısralarımda;
dokunabilir misiniz,
gözyaşlarıma, ellerinizle?
bilmezdim şarkıların bu kadar güzel,
kelimelerinse kifayetsiz olduğunu
bu derde düşmeden önce.
bir yer var, biliyorum;
her şeyi söylemek mümkün;
epeyce yaklaşmışım, duyuyorum;
anlatamıyorum!..

(Orhan Veli)

bu şarkıyı hep seslendir: düşün!

düşün!
düşünmesi bile zor olsa 
bir dünya düşün
tüm insanlar orada mutlular
bir dünya ki orada para, ırk, güç değersizdir
dayanışmanın yanıtı özel tim polisi değil
ne atom bombası var orada,
ne savaş uçağı ne humbara
artık orada çocuklar
bacaklarını mayın tarlasında bırakmazlar
herkes özgürdür, herkes dertsizdir
gazetelerde okumazsın
balinalar intihar etmiş bu dünyada…
 
diktatör zulmü yoktur,
ne korku ne de tabut

bir dünya düşün, gülüşlerle özgürlüklerle dolu dünya
çiçeklerle öpücüklerle dolup taşmakta,
imarın tekrarı var orda
düşün ki düşünmesi bile suçtur
ismini ağzına alırsan boğazın sürmeyle doldurulmakta
düşün bir dünya ki zindan orda söylence
bütün savaşlarda ateş kes
kimse dünyanın efendisi değil
insanlar eşittirler
her insanın payı bir buğdayın teni orda
sınırsız hatsız, vatan yani ki bu dünya
düşün… sen tabir olmuşsun bu rüyaya
(İcra: Siyaveş Gomeyşi
Farsça metinden çeviri: h.h.)

Lumak: bir Eskimo masalı

Kör bir oğlan çocuğu olan Lumak annesi, kız kardeşi ve Ukrik adlı köpeği ile iglu dedikleri kardan evlerinde yaşarmış. Bir gün onların iglu evlerinin penceresi önünde bir kutup ayısı belirmiş. Luamk’ın annesi çocuğun eline bir ok vermiş ve onu duvardan bir buz parçasının düşmesiyle oluşan pencerenin önüne getirmiş ve ayıyı öldürmesini istemiş. Lumak oku fırlatarak ayıyı vurmuş. Ayı büyük bir homurtuyla düşüp ölmüş. Annesi Lumak’a dönerek ona demiş ki, “Sen ayıyı değil köpeği öldürdün!” Ama Lumak ayıyı öldürdüğünü biliyormuş, çünkü onun ölmeden önceki büyük homurtusunu duymuştu. Lumak’ın annesi ve kız kardeşi onu igluda yalnız bırakarak yeni bir iglu yapmak üzere evden çıkmışlar ve ayının öldüğü yere yakın bir yerde bir iglu yapmışlar. Annesi Lumak’ın kız kardeşi ile ona bir parça et göndermiş; ancak bunun köpeğin eti olduğunu Luamk’a söylemesini tembihlemiş. Lumak eti yemiş ve bunun ayının eti olduğunu biliyormuş, fakat bir şey söylememiş. Bir süre geçmiş ve Luamk’ın içinde aç ve yalnız yaşadığı eski iglu dökülmeye başlamış.

Devamı »

Furuğ’un oğlu Kami’den bir şiir

Eğitimi resim üzerine olan Kamyar Şapur’dan üç şiir kitabı yayınlanmıştır. Kendi deyişiyle “yayınlanır, raflarda kalır, bir daha yeni baskıya gidilmez!” Aşağıdaki şiir Aşk Metalden ve Hoş Kokulu Altın Işıltılardan Bir Heykeldir kitabından alınmıştır.

kamyar-2 kamyar-3
çimenlik
düşlerden yorulmuştur
yeşil bitkilerin düşlerinden

ben gözerimini uçuk renkli kalemlerle
çiziklerim
gözyaşlarım doluşur gözlerime
kalbimi eski bir bavul gibi
yeşil kadife kumaşa sararım
uykusunda…

bir zamanlar bir kız vardı
bir anı vardı
ve güneşli sokaklar
ve çimenliğin yeşil suskusu
ve uçuk mavi gökyüzünün nemi
ve cebimde siyah beyaz eski bir aile fotoğrafı

Devamı »

sokağımızın masalı!

sokağımız kayısı çiçeği koktuğunda
arıların ve sineklerin güneşte vızıltılı saatinde
bir adam yaşamı yasakladı kendinden başka
bir adam bir köpek gibi başka sokakların kemikleri ağzında
sokağımızdaki çocuklara hırladı 
Hatice ana başörtüsünü rüzgâra açtı ağlarken
İbrahim amca sokağımızın tam köşesinde çöktü duvara yaslanarak
susmayı terk etmemizi öğretti gözlerini kısıp dişlerini sıkarak

Devamı »