Bazi şiirler var ki her okuduğunda o gün için yazılmıştır sanırsın… Alkol ve esrar bataklığında boğulup giden kımıltısız aydınlar… kendi uğursuz cesetlerinin yükü altında ezilen yorgun, bıkkın ve düşmüş halk yığını… afyonlanmış ve cinayetlere seyirci yığınlar…
işte furuğ Ferruhzad’ın yeryüzü ayetleri adlı şiiri de bu türden bir sestir:
işte o dem
güneş soğudu
ve bereket topraklardan kalktı
ve çöllerde kurudu yeşillikler
ve balıklar denizlerde kurudu
ve ondan sonra toprak
kabul etmez oldu
ölülerini
gece, tüm soluk pencerelerde
kuşkulu bir sanı gibi
sürekli sıkışmışlıkta ve taşkınlıktaydı
ve yollar
sonlarını karanlığa bıraktılar Furuğ: Kendi portresi
artık kimse aşkı düşünmedi
kimse yengiyi düşünmedi
ve kimse
hiçbir şeyi düşünmedi artık
yalnızlık mağaralarında
boşunalık doğdu
kan, afyon ve esrar kokuyordu
gebe kadınlar
başsız çocuklar doğurdular
ve beşikler utançtan
mezarlara sığındılar…
Okumaya devam et “Yeryüzü Ayetleri”



