atlar toynak vuruyorsa analar sürüsünün ürkmesine
bil ki yolda bir ateş var
anaların yüreklerinde yuvalanan
ve senin geçmediğin sokaklardan akarak gelen
hayatı topyekûn kundaklayan bir ateş!
dudakları kirli elbiselerine çalan çocuklar uslanmıyorlarsa
kork
son günlerindir demek inan bana
top tüfek kâr etmez çıplak isyanlara
çünkü
atlar toynak vurur ürken analar sürüsüne
(h.h.)
Borges Defteri’nde güzel bir şiir okudum… Mehtap Atilla’dan… Siz de okumuşsunuz belki… belki de okumadınız daha. Hayıflandım… okumaya çağırıyorum… okumak için aşağıdaki bağlantıyı tıklayın lütfen:
Aşağıda İngilizcesinden çevirdiğim şiir, Vietnam halkının Fransa ve daha sonra Amerikan emperyalizminin işgalci kuvvetlerine karşı verdiği 30 seneyi aşkın direniş savaşının komutanı Ho Şi Minh (Ho Amca)’nın yazdığı şiirlerden bir tanesidir. 30 Nisan 1975’te Güney Vietnam’ın başkenti Saygon düşünce Veitnam halkı zaferini ilan etmiş ve bu şehrin adını Ho Şi Minh’e değiştirmiştir:
Dağda yürüyüş
Dağlar. Bulutlar.
Daha çok dağ…
Daha da çok bulut…
Çok aşağılarda ırmak
Parıldıyor,
Işıltılı lekesiz.
Yalnız,
Çarpan kalbimle
Batı Dağları’nda
Yürüyorum
Bakıp bakıp dalıyorum
Güney’e
Ve düşünüyorum
Yoldaşlarımı!
Ho Şi Minh: Vietnam halkının kurtuluş savaşının unutulmaz lideri!
Dinlenirken, Hoi An, sabah erken saatlerde Vietnam kayıkları Hoi An ve My Son arasındaki ırmak üzerinde. Bu fotoğraf Uluslararası Fotoğraf Ödülleri (IPA) onur mansiyon ödülüne layık görülmüştür. Sanatçı Jay Graham. http://www.jaygraham.com
Bugün hafif bulutlar yukarılara yükseldi Keyifsizim, bilmiyorum neden. Bakir şebnemle örtülürken aşk pınarları Gül yaprakları köy patikalarına düşer. Yüzer yanı başında, gezinir gülün ruhu Soluğunu sızdırır tatlı aşk güzelliği. Sanki rüzgâr acıkmış geçmeye akıntıyı Korkular hala, kamışlar boş kayıkları açığa çıkarır diye Sanki bir birine dolanmış bir ağın içindedir hava Her adım yırtar her hareket yarıp geçer Dingin akşam usul usul tozlu pusa iner Güvendeki kalbim gerçi yumuşacık sıkıntıda yalpalar
Yazan: Vietnamlı şair Xuân Diệu,
İngilizceye çeviri: Thomas D. Le, 16 şubat 2009
İnglizceden çeviri: h.h.
Muhbir vatandaş (informer citizen) olgusu tarihte birçok kez yaşanmıştır. Ne zaman ki devletler kendi egemenliklerini tehlikede görürler, ya da toplumdaki muhalif sesler onların tahammül sınırlarını aşar, ya da başkalarıyla savaşa girmek isterler işte o zaman Muhbir Vatandaşlık mekanizması diğer baskıcı yasaların uygulanmaya konulmasıyla birlikte yeni baskı aracı olarak icraya konulur. Konulmuştur.
Muhbir Vatandaşlık olgusunun zihinsel yapısı hep nefret, kin, öç, ayrışım, farklılık, üstünlük ve kibir, saldırganlık, aşağılama, baskı, tek merkezcilik ve buyurganlık dili üzerine geliştirilmiştir.
Biz pes etmeyiz!
(On Lâche Rien) Fransız müzik grubu: HK et Les Saltimbanks Farsça alt yazı: Afganistan Birlik Partisi İngilizceye çeviri: Brkic Sulejman Farsça ve İngilizce alt yazıdan Türkçeye çeviri: Haşim Hüsrevşahi
Benim gettomun derinlerinden Senin köyünün derinlerine kadar Gerçeklerimiz aynıdır Her yerde başkaldırı mayalanmakta
bir sabah vaktiydi sanırım kayınların ucu kızıldı belki zincirleri kopardık dağ doruğundan boşalan sel yani bir görsen ne kayalar vardı akışımıza öykünen postallarımızın altında ne uçurumlu aşklar küstah bir hünnap rengi bulaşmıştı göğsümüze dilimiz kızılca kılıca kuşanmış kalem dişlerimiz asırların kilitli dişlisi hoh desek orman yanacak he desek asır dönecek öyle köpüklü şarkılar yani! mart bir yanımızda mayıs diğer yanımızda şeş yanımız Haziran! demem o ki sokakta bir tuhaf ormanda bir tuhaf dağda ovada deli dolu başka çarpardı yürek yani ki aha ölmedik daha! sonra bir kurşun sesi geçti sigaramızın dumanından dağ da dumandı hani yürek de… sonraki kayaya vurdu sonraki tam da şurama dedim yeşildir her hal akan sular dedim ne güzel gülüyorsun dedim iyi ki de sen sarmıştın son sigaramı ağzını ağzıma dayadı bildiği ne çok masal vardı anlattı teker teker ağzımın içine saçının ucunda kırmızı kurdele eli kan kırmızı gülüyordu ağlarken sonra güneş kayınların tepesinden düştü vurulmuş bir turna gibi kızıl ve mahzun dedik ki göç edelim öyleyse ormandan ormana sokaktan sokağa buluttan buluta ne de olsa anaların rahmi duyar ölen çocuklarını rüzgar olmaya karar verdik kalktık sel olmaya karar verdik aktık bir de yangın demem o ki semender girdi mi cildinize Simurg gelir diz çöker oturur karşınıza ak sakallı dede sigara elinde ya da beyaz türbanlı nine ya da omuzunda namlusu sıcak daha bir masal…
bir ittifaq düşüb üreyimde ha yandan baxıram sesinin kölgesinde qalıram yadımdan çıxan bir nağıl kimindir ha yandan oxuram üreyim titreyir!
déyirem özüme ağlını hansı qumarda utuzubsan béle kéfli küçeklerde şéir oxuyursan çığıra çığıra? déyirem bir ittifaq düşüb bilirem bilmirem ha yanda dursam alovlu sam!
axır gécemde bir ipek yatar sinemde göyçek bir ittifaq dodaqlarına benzer!
(haşım xısroşahi)
بیر اتفاق
بیر اتفاق دوشوب ئوره گیمده ها یاندان باخیرام سه سینین کؤلگه سینده قالیرام یادیمدان چیخان بیر ناغیل کیمیندیر ها یاندان اوخورام ئوره گیم تیتره یر
دئگیره م اؤزومه عاغلینی هانسی قوماردا اوتوزوبسان بئله کئفلی کوچه لرده شعر اوخویورسان چیغیرا چیغیرا؟ دئگیره م بیر اتفاق دوشوب بیلیره م بیلمیره م ها یاندا دورسام آلولو صام!
آخیر گئجمده بیر ایپک یاتار سینه مده گؤیچک بیر اتفاق دوداقلارینا بنزر
هاشم خسروشاهی
11 آگوست 2015
Fine art photography, board/canvas, photograph, abstract, abstract art, noir. Credit to Shawn MCCARNEY