yeni yıl mesajımdır!

fotografın alındığı adres: http://www.fotokritik.com/3109955/kar-cicegi

Ne zaman ki Türk halkı, Kürt Halkı, Ermeni, Arap, Laz ve diğerleri kol kola girip halay çektiler bu caddelerde, meydanlarda; ne zamanki bu Türkiye, bu İran, bu Alman bu Japon denmedi; çocuklar analarının babalarının omuzlarında gülerek haykırdılar renklere, ışıklara; ne zaman kadınlar kadınlığıyla erkekler erkekliğiyle insanlığında onurlandı; ne zaman ki yoksulluklar yok oldu ve güz ve kış, yaz ve bahar kadar güzel oldu içimizde; ne zaman ki silahlar sustu ve silah fabrikaları viran oldu, sermayenin mezarı kazındı, emeğin terli bayrağı çekildi göndere; ne zaman ki analar çocuklarının haksız ölümlerine sarılıp yanmadılar; ne zamanki düşünceler güneşli günlerde ve beyaz gecelerde kanat çaldı korkusuz, kesintisiz ve sınırsız; ne zaman ki aşk, aşk ve sadece aşk yuvalandı yüreklerde; kısaca ne zaman ki düşlerimiz gerçek oldu işte dostlar o zaman gerçek Yeni Yıl gelmiş demektir, gerçek Bayram gelmiş demektir, ben olsam da olmasam da o gün hepimize kutlu olsun… o güne kadar düşümüz yalazlarını yitirmesin, yüreğimiz sımsıcak, ruhumuz apaydın olsun… mağaraların yarasaları nasılsa silinecektir o gün! Şimdi bu ölümler arasında, bu yalanlar, aldatmalar, kandırmalar, iki yüzlülükler, zulüm ve zorbalıklar mevsiminde içim kan ağlıyor ve bu kan aydın düşlerimi dipdiri tutuyor! Onlarımız, yüzlerimiz düşse de toprağa binlerimiz halay çekmeye devam!

Ümmiye Koçak…

“2015 Türkiye’sinde öne çıkan olaylar nelerdi?” diye sorulsa herhalde bir kitap yazmak mümkün! Siyasi, ekonomik, bilimsel, sosyal ve diğer temel alanlarda yaşanan ilerlemeler ve uçurumlara savrulmalar her biri gerçek araştırma alanlarıdır. “Emperyalizm ve Siyonizm bölgede neleri başardı ve neleri gerçekleştirme yolundadır ve Türkiye bundan nasıl etkilendi ve etkilenecek?” sorusu yine başlı başına geniş ve tarihi zorunluluk açısından bir değerlendirme alanıdır.

Ancak ben bu hengâme içinde ilkokul mezunu bir kadın sanatçının başarısını buraya yansıtarak bu vaveyla ortamda içimizde bir avuç serin su olsun diye!

Ümmiye Koçak yazıp yönettiği Yün Bebek filmi ile New York Film Festivalinden ödül almayı başardı. Ümmiye Koçak hakkında bilgiler için burayı tıklayın lütfen!

YAZDIĞI OYUNLAR        
. Erik Eşkisi
. Ozon Tapakası
. Kara Kuyu
. Doktor Beleş
. Turunçgil Hayattır
. Çicekler Solmasın
. Hasret Çiçekleri

 OYNADIĞI DİZİLER
. İstanbul . Hanımın Çiftliği
. Hayat Devam Ediyor
. Hanımın Çiftliği
. Kasaba
. Seher Vakti

ÖDÜLLERİ
. Adana Uluslar Arası Tiyatro Festivali Ödülü
. Ankara Uluslar Arası Tiyatro Festivali Ödülü
. Darüşşafaka Eğitim Kurumları Girişimcilik Ödülü
. Bornova Uluslar Arası Kadın Sanatcıları Festivali Ödülü
. Toros Koleji Eğitime Destek Ödülü
. Sivil Toplum Örğütleri (kader) Kadında Şiddete Hayır Destekleme Ödülü
. Mersin Sanayicileri ve İşadamları Derneği (MESİAD) Yılın Sanat Ödülü
. TİKAV- 2012 Anneler Okulu projesine destek ödülü
. Samsun sivil toplum örgütü girişimcilik ödülü
New York Avrasya Film Festivali: Sinemada En İyi Kadın Sanatçı ödülü

ÖYKÜLERİ
. Yün Bebek ( Uzun medraj sinema filmi )
. Vatan Sevgisi
. Irazcanın Düşleri
. Kanayan Yara
. Kader
. Obruk
. Ayaksız Ayakta Durmak
. Baba Ben Geldim
. Muhtar Adayı Hasret Ana

(son bilgiler alıntıdır)

 

Ziyaret

kısa öykü

Yazan: Emir Hasan Çehelten

Farsçadan çeviri: h.h.

[İran Kısa Öykü Antolojisi, ikinci baskıya hazırlandı]

 

“Aaaaaa! Rica ederim. Hayır asla. Sizin değil, biricik Aziz’imin ölüsünü göreyim ki yol uzak, yalan söylüyor. Söyle yarın nerede yatacaksın zavallı? Ne laflar! Ben sadece bir şey söyledim, insanın içi bir şey yemeyi kaldırmıyor, içine sinmiyor. O kadar. Elinize sağlık, bir bardak su. Boğazım kurudu… elleriniz dert görmesin. Tanrı, Kevser suyu nasip eylesin. Rica ederim. Çok da iyiydi. Serin… Tanrı bunları başımıza bela etmiş. İnsanı kudurtup, vücudunu tir tir titretmesini bilirler sadece. Bir tek Allah biliyor şu anda ne hâldeyim. Yüzleştiririz. Yüzleştiririz bacım. Bu kolay. Yanına yalnız gidersek hepten inkâr eder. İnkârın duvarı yüksektir. Faydasız, yüzleştirmeliyiz. Hemen şimdi bir koşu gideriz yanına. Aaaa! Hemen döneriz. Misafirliğe mi gideceğiz ki! Yalan söylediğine inanmanızı istiyorum. Nene Sultan gelmeden döneriz. İstersen anahtarı da Nobar Hanım’a bırakırız… Nasıl isterseniz. Daha ne söyledi? Ahmet Bey’inizin ölüsünü göre… Daha ne söyledi? İnsan, dostunu düşmanını tanımalı. Daha neler, bunlar gammazlama, dedikodu sayılmaz ki! Karı yeni huylar edinmiş. Sizin, Nahid’ime yakınlık göstermenizi çekemiyor. Nerdeee sizin gibi necabetli bir hanım! Güzel yüzüne kurban olayım… Hayır, söylemedi, kendisi neler neler dedi, ben de dönüp bir tek bu lafı ettim. Nihayet laf lafı açar. Allah bilir, sizin arkanızdan neler söylüyordur.

Okumaya devam et “Ziyaret”

Biz efsaneleri gerçek yapmak için doğduk!

Geçen akşam Zoya’nın kahramanlığını anlatan blogumu yeniden anımsamış sizinle paylaşmıştım. Bugün düşünüyordum acaba Zoya şiir okusa kimi okurdu, müzik dinlese kimi dinlerdi, not alsa ne yazardı okuduğu roman hakkında?… Arama motoruna Zoya Kosmodemyanskaya ve Mayokovski yazdım. Bir seri yazı çıktı. Ancak birisi tam da sorduğum sorulara yanıt veriyordu ve fazlasını… sizinle paylaşıyorum. Çok uzun bir yazıdır. Okudukçe o kış gecesinde sanki donan benmişim gibi oldum ve sanki içimi ısıtan Zoya’nın alev alev yanan umut dolu ruhu ve yaşama sevinciydi! 
Dinleyin !
Bu yıldızları böyle
                                        her gece
                                                       niçin yakarlar ?
(V. Mayakovski)

Paylaşmadan edemedim, iyi okumalar:

Zoya Kosmodemyanskaya

Rusların savaşma azmini kırmak için, Wehrmacht, işgal edilen bölgelerde bir terör saltanatı kurdu. Fakat terör halkın gözünü korkutacak yerde, düşmanın cephe gerisinde giderek artan bir direnişe yol açarak halkın kararlılığını ateşledi. Partizan savaşı direnişin belirleyici biçimi haline geldi. Savaş sırasında faaliyette olan ve toplam gücü bir milyonu geçen, 6000’den fazla partizan birliği vardı. Bu bir milyondan fazla partizan içinde, genç bir kadın, onun Nazilerce çizilen kaderini öğrenen yoldaşlarının gözünde bir efsane halini aldı.

Bu genç kadın Zoya Kosmodemyanskaya idi. Soyadı, pek çok Rus soyadında olduğu gibi, Hristiyan azizlerinin isminden türetilmişti: Kosma ve Demyan.

Okumaya devam et “Biz efsaneleri gerçek yapmak için doğduk!”

Eşref Feyaz’dan dizeler

What appears to be a self-portrait of Ashraf Fayadh. Photo: Ashraf Fayadh, via Instagram.
Eşref Feyaz (Ashraf Fayadh)
Yazdığı şiirlerden dolayı Suudi Arabistan Karanlık Dünya Bekçileri tarafından idama mahkum edilen şair Eşref Feyaz (Ashraf Fayadh)’ın bir an evvel özgürlüğüne kavuşma dileğiyle Mona Kerim (Mona Kareem)’in İnglizceye çevirdiği şiirlerinden birkaçını Türkçeye çevirdim. Sesini duymamız için!

 

Petrol zararsızdır, sadece peşin sıra bıraktığı yoksulluk izi dışında
O gün, başka petrol kuyusu keşfedenlerin yüzleri iyice kararır
Ruhundan kamu kullanımına daha fazla petrol çıkarmak için hayat senin yüreğinde patladığında
İşte… o… petrolün verdiği sözdür, gerçek bir söz.
Son!

Okumaya devam et “Eşref Feyaz’dan dizeler”

Bu hal senin halin değil…

Şairimiz Gülten Akın da gitti…

Bilsen ötesi aydınlık çizginin
Delice yakardın eski şiirlerini
Bir tutam bulut iki damla yağmur için
Yeniden sevinirdin içten içe
Bilsen ötesi aydınlık çizginin

Bu hal senin halin değil
Bütün gücünü yitirmiş
Bu hal senin halin değil
Yaşamanın kendisini yitirmiş

(Gülten Akın, Yitikler Gecesi)


gülten