evim bulutludur!

“Evim bulutludur” çağdaş Farsça şiirin teorik temelini atan ve ciddi örneklerini veren Nima Yuşic’in (11 Kasım 1897, Yuş, Mazenderan, İran- 3 Ocak 1960, Şemiran, Tahran, İran) musikisi, dize bölünmeleri, imgeleri ve içerik zenginliği açısından önemli şiirlerinden biridir.

Onun 120’nci doğum günü nedeniyle çevirerek yayınlamak istedim.

bu yol géder Tebrize…

Ne zaman doğdum topraklar, Tebriz aklıma gelse, ne zaman bu uzun sürgün yılları omuzlarımda ağırlığını hissettirse, bu Kaşkai ezgisini dinlerim… susamışken peş peşe içilen acı şarap gibi… (h.h.)

Bu yol géder Tebrize, qend atın rize rize… Xudam bir yol vér bize, biz gédek ölkemize!

(Bu yol gider Tebriz’e, kesme şeker atın ufak ufak… Tanrım bir yol ver, biz gidelim ülkemize)

 

 

18 Mart 1871 için!

Tarih sadece sömürenlerin kendi aralarındaki savaşların ve bu savaşlar sırasında öldürülen suçsuz insanların ve yok edilen kentlerin tarihi değil. Tarih aynı zamanda Spartakus’un Roma imparatorluğuna karşı başkaldırışı ile simgelenen kölelerin ayaklanışı ve “Özgürlük” diye bağırmalarıdır da.

Tarih aynı zamanda Fransa’da bir avuç ultra zenginin milyonlarca aç, işsiz, çaresiz ve bastırılmış halka egemen olan çürümüş ve kokuşmuş sömürü düzenine karşı 18 Mart 1871 Paris emekçileri ve yoksul halkının ayaklanışı, insan toplumlarının yeni bir düzene geçiş olasılığının olduğunu gösteren karanlıkta parlayan Paris Komünü kanlı pırlantasının serüveninin de kayda geçişidir.  Paris Devrimi ince ince okunmalı. Nasıl başladı, neler oldu ve nasıl yenildi…

Okumaya devam et “18 Mart 1871 için!”