Sayın yargı organlarının başkanı! Yine tehdit ediyorsun! Zaten tehdit, korkutma, hapis ve kırbaçtan başka da bir şey bilmiyorsun! Senin elinde kırbaç var benim yüreğimde ahlak! Sen rejimin içinde yuvalanmış fesattan feryadı yükselen vatandaşları mahkemeye çağırmakla tehdit ediyorsun. Hem de sadece mali fesat ve yolsuzluk değil, ahlak fesadı, yalancılık, haksızı haklı gösterme fesadı… Benim de tehdit dilim var. Ancak benim başvuru organım sen değilsin. Adalettir. Sen rejimdeki fesadın büyütüldüğünden söz ediyorsun ben fesadın rejim içinde saklandığından. Ey yasanın en yüksek sorumlusu!
Kobani başka bir dünya!
Kobani Başka bir dünya!
Tebriz’in 209 sosyal aktivistinin imzasını taşıyan Kobani direnişine destek bildirisi:
İŞID’in insan katletme şehveti, küçücük Kobani kentini kuşatmış durumda. Güçlü ülkeler ve dünyanın patronları susmuşlar ve insan hakları konusundaki gülünç sesleri tarihin bu noktasında boğulmuştur. Koalisyon adı altındaki güçler -ki deniyordu uygar ülkeler adına bölge halkların imdadına koşacaklar ve demokrasi ve mutluluk armağan edecekler- parmak kıpırdatmadan birkaç yüz metreden İŞID vahşetini izlemekle yetinmekteler.
o gözyaşları!
Anneler silahlanınca!
Kobani’ye şarkı-2
yaşamım zindandır
gözlerim gözyaşı dolu
ahlarım ve inlemelerim derdime derman
Aaah aman neden hayatım böyledir
karaya büründüm çünkü uzağım Leylamdan
ben kimsesiz ve yapayalnızım bu dünyada
unutma beni Leylam, beni çıldırtma!
Aaah aman neden hayatım böyledir
karaya büründüm çünkü uzağım Leylamdan
beni anacak kimsem yok,
bir gece gelip beni sevindire
zincir mateminden kurtara
Aaah aman neden hayatım böyledir
karaya büründüm çünkü uzağım Leylamdan
Aaah savunmasız Kobani!
Şiir: Yağma Golrui
Farsçadan Ç.: h.h.
Yağma Golrui’nin bu sayfadaki şiirini, onun en son İran vatandaşı Araplar hakkında çok sert, nasiyonalist ve ırkçı bir dille yazmış olduğu ve Araplara “çekin gidin bu ülkeden” diyecek kadar düşmesi nedeniyle karaya boyarak siliyorum! Şair önce insan olmalı… bütün insanlar gibi… ırkı, dili, dini ve cinsiyeti olmadan! Bu sayfalarda şövenizme yer yok!
kadınların
klaşnikof almış ellerine uyuyorlar
ve çocukların
boş kovanlardan düdük yapmışlar
bir anlığına unutsunlar diye
babaları bir daha eve dönmeyecek diye…
Kobani! Ah savunmasız Kobani!
Kobani’ye şarkı
Halkların birliğinden, kardeşliğinden korkuyorlar!
Halkların uyanışından korkuyorlar!
Halkların omuz omuza verip ayağa kalkamalarından korkuyorlar!
Halklardan sopa görmüş it gibi korkuyorlar!
Yelda Abbasi söylüyor:
Lé Yar
https://www.facebook.com/video.php?v=730107750376617
Gay-Lesbiyen
Kız-erkek öğrencilerin ayrı sıralarda, ayrı sınıflarda hatta ayrı okullarda okumalarını ve bulunmalarını istiyorlar, otobüslerde kadın-erkek ayrı ayrı koltuklarda oturmalı, yüzme havuzlarında kadın-erkek ayrı saatlerde olmalı ya da ayrı havuzları olmalı (İran’da deniz kıyıları ve plajlar kadın-erkek olarak ayrılmış), hamamda ve saunada mesela kadınlar kadınlarla, erkekler erkeklerle olmalı!! Bu ikiye yarılmış dünya bakış açısı, dünyayı ve toplumu cinsiyete ve cinselliğe dayalı bir görüşle iki ayrılmış, insan toplumunu bir bütün ve bireyleri eşit ve aynı insan olarak değil de, insanlar arasında bir uçurum var gibi görür ve değerlendirir ve idealleştirir ancak, her cinsel görüşe göre değil! Sadece Heteroseksüel cinsel eğilimi olanların görüşüne göre. Zira lezbiyenler kadın-kadın birlikte olmayı, geyler ise erkek-erkek birlikte olmayı yeğlerler. Yani adamların düzenlemeleri Gay-Lesbiyen grupların tercihlerine onay vermekte! Tabii rezaleti karikatürize ederken tuhaf sonuçların alınması kaçınılmazdır! Cinsiyete göre ve cinselliğe göre ayrımcılık yapanlar aslında faşizmin yanında ve daha doğrusu tüm insan haklarının karşısında durduklarıyla tanımlanırlar!
Sadık Hidayet’in çizdikleri
duvardaki sapan!
sana nasıl öldüğümü sonra anlatacağım
ama önce şunu dinle:
bir çocuk vardı
saçları elma kokan annesi ona akşama geç kalma demişti
o saçlarını salkım söğütten almıştı
gözlerini çolpandan
dilini kırlangıçlar ödünç vermişti










