genç bir sanatçının ölümü

Halk neyi sahiplenirse gericiler ona saldırır! Kimi severse onu öldürür, onu lanetler, neyi severse onun kökünü kazımaya yeltenir. Zira gericiler, dünyanın her tarafında, halkın hiç bir nedenle onların planlamadıkları toplanmalarına, gösterilerine, hatta toplu şarkı söylemelerine katalanamazlar. Onlar her fırsatta en iyi bildikleri şeyi yani zorbalığı ve kaba kuvveti devreye sokarlar! Zira onlar tarihsel olarak korkaklar!

Genç sanatçı Morteza Paşai, bir seneden beri yakalandığı kansere karşı verdiği mücadeleyi noktaladı ve sabaha karşı saat 03’da, daha 30 yaşındayken hayata gözlerini yumdu. Durumunun kritik olduğunu duyan sanatçılar ve her kesimden halk ve özellikle de gençler Morteza’nın yattığı Tahran’daki hastanenin önüne toplandır. Onun adını yanan mumlarla yazarak ve onun sevdiği ve İslam cumhuriyeti devletinin ilk çıktığında yasakladığı şarkıyı birlikte söylediler. Sanatçının ölüm hanerinin ardından İran’ın hemen hemen bütün şehirlerinde (İsfahan, Şiraz, Gorgan, Meşhed, Tebriz, Reyşehr, Hamadan, Buşehr ve…), onbinleri bulan halk büyük üzüntü ve saygıyla sevdikleri santaçıyı onun şarkılarını birikte şehir meydanlarında topluca söyleyerek yücelttiler, andılar. Tahran’da onlarca meydan ve merkezde büyük halk toplulukları saatlerce gözyaşıyla Morteza’nın şarkılarını söylediler. Söylendiğine göre Devrim muhafızları birkaç topluluğa mudahele etmiş ve Su ve Ateş parkında gözyaşartıcı gaz kullanmış.

yine bakışlarınla, kalbimi alt üst oldu
yine kalbimin sınıfında, aşk dersi başladı
yürek yine alt üst oldu
sen bütün sadeliğinle sözlerini söylüyorsun
sana aşık kalırım diyorsun, bu son aşksın sen diyorum
sözünü söylüyorsun…

biliyorsun bugünler halim her günden daha kötü
biliyorsun kime rastlasam benim sade kalbimi kırıp geçti
yanımdan ayrılmayacağına söz ver
benim için aşk artık tek yönlü bir caddedir
gidersen ölürüm, bu son kezdir
kafesteki uçuşa döndüm, soluksuz kaldım
bu dünyada kendimsiz yalnız kaldım
doğrusunu söyle bu bir oyundur
yoksa senin söylediklerin de başaklarının gibi yalan mı?
sahne dekoru, oyundu?…

gözyaşımı üzüncümü azalt, dur duraksız bakışlarınla
yine sevdalandır beni, gözyaşımı üzüncümü azalt
kalbimin bahanesi var, sevdalı sözleri var
başka yolu yok, başını senin omuzlarına koymaktan başka

biliyorsun bugünler halim hergünden daha kötü
biliyorsun kime rastlasam benim sade kalbimi kırıp geçti

Ayrılık  (Nadir’in Simin’den Ayrılışı) filminin Oskar ödüllü yönetmeni Asger Ferhadi klipte özetle şunu diyor: “Ne hissedebilirim ki! Ölüm haberini bu sabah saat 10 civarında babasından öğrendim. Milyonlarca insan Morteza yaşasın diye dua etti… o da yaşadı. Ölümsüzlük bu işte görüyorsunuz. İran’ın bütün şehirlerinden, yurtdışından bile onu sevenler geliyor son yolculuğuna uğurlamak için!

İsfahan’da gericilerin silahlı ordusu Devrim Muhafızları halkın sevdikleri sanatçı için yaktığı mumları tekmeleyerek söndürüp halkı zorla dağılmaya mecbur ettiler:

Morteza
Kalp şeklinde yakılan mumların ortasında “Morteza” yazılı!

Bu saldırılar bir korku belirtisidir!

Devletler halklarından korkuyorlarsa ve halklar devletlerinden duydukları korkuyu üzerilerinden atmışlarsa ve devletlerine olan güveni yitirmişlerse son durağa yaklaşılmıştır demektir! Uluslararası sermaye bütün gizli servisleri, teknoloji ve kolluk kuvvetleri örgütlenmeleri ile iyi koku alır. Bütün dünyada, geri kalkmış ve demokrasiden nasibini almamış ülkeleri saymazsak, özellikle Amerika ve Avrupa’da (İtalya, İskoçya, İspanya, Almanya, İngiltere, Yunanistan, Belçika ve…) polis sebepli sebepsiz çok geniş çaplı ve çok derin bir öfke ve acımasızlıkla halka saldırıyor. Bu saldırılar halka gözdağı vermek için olabilir. Ancak öyle görünüyor ki daha çok bir provaya benziyor! Neyin provası? Halk ayaklanırsa sermaye düzenini nasıl halktan korumalı olayının provası! Bugünlerde Avrupa’da yüz binlerin yürümesi sermaye düzenin patronlarının yüreğine derin bir korku düşürmüş olmalı! Demek ki işsizlikten, pahalılıktan, yoksulluktan ve acımasız sömürüden gına gelen çalışan halk soru sormak için ayağa kalkma evresine yaklaşmıştır. Modern sanayi ülke halkları haklarını almaya kalkarlarsa, haklarından mahrum olduklarından bile habersiz geri kalmış öteki ülkelerin halkalarına da gün doğar!

Youtube’da “Polis brutality” yazınca bir sürü örnek çıkıveriyor karşımıza!

Tarihin İlk Kadın Matematikçisi

Matematik alanında Nobel ödülü sayılan Fields Matematik ödülü Ağustos 2014 tarihinde ilk kez bir kadına, İranlı bilgin Meryem Mirzahani’ye verildi.

Meryem 3 Mayıs 1977 Tahran doğumludur. İlk, orta ve liseyi Tahran’da bitirdi. 1994 ve 1995 yıllarında (lise yıllarında) İran Matematik Olimpiyatı yarışmalarında altın madalya kazandı. 1994 yılında Hong Kong’da düzenlenen dünya matematik Olimpiyat’ında altın madalya kazanmayı başardı. Bir sene sonra henüz 18 yaşındayken Kanada’da düzenlenen yarışmada 42 puandan tam 42 puan alarak dünya matematik birincisi oldu. Tahran Şerif Ünviersite’sinde uzman matematikçi olarak eğitimine devam etti. Harvard Üniversitesi’nden burslu olarak Amerika’ya giderek doktorasını bu üniversiteden aldı.

Meryem, 1997 yılında, ulusal matematik yarışmalarına katılmak üzere gittiği İran’ın Ahvaz kentinden dönerken trafik kazası geçirdi. Otobüs ulusal ve uluslararası matematik alanında ödüller kazanmış dahi çocuklarla doluydu. Bu dahi çocuklardan altısı hayatını kaybetti. Meryem yaralı olarak kurtuldu. Birçok vatandaş bunun bir komplo olduğu fikrine kapıldı.

Meryem Mirzahani 9 araştırmacı ile birlikte, 10 Parlak Yetenek Oturumu’nda Amerika’nın prestijli Popular Science Dergisi tarafından takdir edildi. Bu 10 dahi çocuklardan 9’u halen gözlerden ırak bir şekilde araştırmalarına devam etmekteler. BBC’nin sitesindeki bilgilere göre Meryem özellikle hiperbolik geometri, ergodk teori, simplektik geometri ve Teichmüller teorisine odaklanıyor. Onun çalışmaları özellikle Riemann Yüzeyi olarak bilinen biçimleri temel almakta. O, 1999 yılında matematikçilerin hacimlerin ölçümünde kullanmak üzere araştırmalar yaparlarken kendisine ait yeni matematiksel yöntemini yayınladı. Onun görüşleri sayesinde dünyanın daha kesin biçim ve hacmi hakkında bilgi edinmek olası olacaktır.

Meryem halen Stanford Üniversitesinde Fields Madalyasını almayı başarmıştır. Uzmanlara göre bu geç kalmış bir ödüllendirmedir. Tarihin ilk kadın matematiçisi ünvanını alan Meryem, John Vandrak ile evli ve Anahita adında bir kızı var.

نوبل ریاضی در دست بانوی ایرانی

– İran’a gidecem! – Böyle mi? Önce saçını kapat kadın!

این پرچم خوبیست، ولی پرچم من نیست

این مباحث مربوط یه تصمیات دولتهاست، دولتهای ملی. افراد خودشان را خسته نکنند بهتر است! ولی تا آن زمانی که دولتی بنام دولت آزربایجان در ایران بپا نشده هر کسی هر آرزویی دارد البته می تواند به زبان بیاورد. حالا بگذریم از اینکه مبنا بر این باشد که ایران سرزمین تورکها بوده !(حتی پیش از آنکه اقوام دیگری همچون فارسها به این جلگه قدم  بگذارنذ)، هست و خواهد بود… !!

Abbas Djavadi adlı kullanıcının avatarıچشم انداز

فهمیدنش مشکل است که چرا بعضی از هموطنان و همزبانان آذری ما این پرچم جمهوری آذربایجان را بلند میکنند، در سایت ها و فیس بوک میگذارند، آن هم بصورتی که گویا این پرچم آذربایجانی های ایران هم هست.

البته که باید از زبان مادری و حق تحصیل و غیره دفاع کرد. ولی پرچم یک کشور خارجی و همسایه دیگر چرا؟ گیرم که زبانمان بسیار نزدیک و حتی یکی است.مگر کانادائی های انگلیسی زبان پرچم آمریکا را بلند میکنند و یا اتریشی ها بصرف زبان مشترک به پرچم آلمان پناه میبرند؟

والله، بالله این پرچم خوب و قشنگی است. اما پرچم یک کشور دیگر، یک کشور همسایه است و پرچم ما نیست. من آن پرچم سه رنگ خودمان را دوست دارم و به آن عادت کرده ام، صرفنظر از آن آرم چمهوری اسلامی وسط پرچم و نقش و نگار دور و برش و یا آن شیر و خورشید و تاج گذشته… من…

View original post 1.394 kelime daha

Yasasız Ülke!

Sayın yargı organlarının başkanı! Yine tehdit ediyorsun! Zaten tehdit, korkutma, hapis ve kırbaçtan başka da bir şey bilmiyorsun! Senin elinde kırbaç var benim yüreğimde ahlak! Sen rejimin içinde yuvalanmış fesattan feryadı yükselen vatandaşları mahkemeye çağırmakla tehdit ediyorsun. Hem de sadece mali fesat ve yolsuzluk değil, ahlak fesadı, yalancılık, haksızı haklı gösterme fesadı… Benim de tehdit dilim var. Ancak benim başvuru organım sen değilsin. Adalettir. Sen rejimdeki fesadın büyütüldüğünden söz ediyorsun ben fesadın rejim içinde saklandığından. Ey yasanın en yüksek sorumlusu!

Okumaya devam et “Yasasız Ülke!”