insanların en dibe battığının portresi…

Ölümü Gözlerinden Gördüm adlı romanın yayımlandığı yıla ait kısa bir eleştiri yazısı:

 

Şiirin Batı Kapısından Bir İlk Roman

Uğur Biryol

biamag

Haşim Hüsrevşahi, Tebriz doğumlu, yazdığı Azerice, Farsça ve Türkçe şiir, kısa öykü,Ölümü gözlerinden gördüm eleştiri ve denemeleri değişik ülkelerde yayımlanan bir yazar.

1999 yılında Türkiye’ye dönen ve Ankara’da yaşamaya başlayan Hüsrevşahi’nin Farsça’dan Türkçe’ye kazandırdığı Furuğ Ferruhzad’a ait toplu şiir kitabı “Yaralarım Aşktandır” ve Ferhunde Hacizade’nin romanı “Gözlerinizden Korkuyorum” gibi çok sayıda eser bulunuyor.

Hüsrevşahi’nin “Ölümü Gözlerinden Gördüm” ismini verdiği ilk romanı İran’ın batı kapısı, belleği, şairler kenti Tebriz’de yaklaşık bir asırlık zaman diliminde geçen iç içe insan öykülerinden mürekkep.

 

Mahşer toplansa da bitmez o matem”

Hüsrevşahi, romanındaki karakterlerin şiddetin, zulüm ve adaletsizlik sarmalındaki hayatlarını, yalın ve kıvrak bir dille anlatıyor. İnsanoğlunun içinde boğulduğu hırs, öfke, basiretsizlik ve acı denizinin evrensel bir dışavurumu olan Ölümü Gözlerinden Gördüm, edebiyatın yaşamı ifade etmekteki gücünü bir kez daha gözler önüne seriyor.

Okumaya devam et “insanların en dibe battığının portresi…”

ve bütün dünyadan öpüşme sesi duyuluyordu

Ruhumun kemikleri acıyor ama ruhumu zenginleştiren ve derinleştiren
ve beni hazdan doyuran
o güzelliğin algısı
bana aittir
ne kadar acı çekmişsem
o güzelliğin algısı karşısında bir hiçti
artık kimse inlemiyordu
ağlama duyulmuyordu hiç
kimse küfretmiyordu
ve bütün dünyadan öpüşme sesi duyuluyordu
ben düşte değildim, düş bendeydi
ben düş görmüyordum, düş beni görüyordu

(Reza Beraheni, Yurdumun Sırları romanından, Ç: h.h.)

 

Değerli dostum Dr. Reza Beraheni Konya’da Mevlana ziyaretinde… Ekim 2006.