kara meyveler mevsimi…

Biliyor musun, ba­bamın ölümünden sonra evde bir boşluk, kocaman, soğuk bir kuyu gibi ağız açtı; hiçbir ışıkla, hiçbir gölgeyle dolmayacak bir boşluk… Evin dört bir yanını saran bu boşluğu hiçbir söz dolduramıyor, ısıta­mıyordu. Herkes de kendi içine kapanmıştı. Duvarlar, kapılar ağıt kokuyordu; ağlamalar, inlemeler yükseliyordu her yerden. Her haf­ta sonunda, kadınlar salonda –hani babamın öğleden sonraları kes­tirdiği salon var ya, işte orada– toplanıyor ve Hacı Mirza Hüseyin’in mersiyelerini dinliyorlardı. Kadınların yüzü siyah çarşafların altın­daydı. Onlar, kapandıkları siyah çarşafların altında, ferahlamak için ağlıyorlardı. İniltileri pencereden dışarı dökülüyor, bahçeye akıyor, kara sarmaşıklar gibi ağaçları sarıyor, kara çiçekleri duvarları kap­lıyordu. Artık, babamın sevdiği ağaçlarda ağlama çiçekleri açıyor, ağaçlar, gözyaşı meyvelerine oturuyordu, acı ve kara meyveler… Ba­bamın ölümünden sonra kimse, bahçemizde yetişen ağaçların mey­vesinden yemedi. Kadınların hıçkırıkları havuza dökülüyordu. Ba­lıklar. Anne, balıklar yumurtalarını bıraksın diye havuzun köşesine bir çalı süpürgesi koydu. Ama balıklar tutunma­dı. Bu kadar çok ağlama sesi, onları kendi havuzlarında serseme çevirmişti. Sonbahar olunca, yapraklar sarardı, bahçenin çamurlaşan toprağı­na döküldü.

“Gebersin aydınlar!”

Türkiye’de de Türkçeleştirilerek gösterilen Savaşın Gölgesinde adlı bir film vardı, izlemişsiniz belki. Aşağıda linkini veriyorum. Orada, filmin sonuna doğru Salamanca Üniversitesi rektörlüğüne getirilen Miguel de Unamuno konuşmasının bir yerinde faşist Franco yanlılarının attıkları “Yaşasın ölüm! Entelektüellere ölüm!” sloganının nasıl bir düşünsel acizlik ve zeka yoksunluğundan kaynaklandığını açıkladığı bir sahne var. Bu sloganın doğu çevrilip çevrilmediğini anlamak için biraz internette gezindim. Prof. Dr. İlber Ortaylı, 7 Aralık 2018 tarihli Özel Gündem söyleşisinde (https://www.youtube.com/watch?v=BUQNYmlvWXs) aynı ibareleri kullanıyor. Bu arada başka bir kaynak daha ilgimi çekti. Prof. Dr. Şerafettin Can Erdem’in danışmanlığını yaptığı ve Merve Aydın’ın Türk Basınında Franco ve İspanya İç Savaşı (Yeditepe Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü, İstanbul, 2020) başlıklı kaleme aldığı yüksek lisans tez çalışmasında “Franco’nun İktidar Yılları” bölümünde  (Sayfa: 45-46) bu konuya ayrıntılı olarak değinmiştir. İşte bu tez çalışmasının ilgili bölümünü aynen aktarıyorum. Okumaya değer.

83 Federico Garcia Lorca ideas | federico garcia lorca, lorca, garcía lorca
Garcia Lorca
Miguel De Unamuno'nun “Sis” Eserinden Güçlü Sorular ve Cevaplar / Mustafa  Kemal Gültekin - Kirpi Edebiyat ve Düşün Dergisi
Miguel de Unamuno

Bektaş Abtin’den birkaç şiir…

Kısa süre önce elleri kelepçeli, bacakları prangalı bir şekilde yatağa zincirlenen ve hastanede hayata gözlerini yuman İran Yazarlar Birliği Yönetim Kurulu üyesi ve eski İYB başkanı şair, yönetmen, yazar, belgesel film yapımcısı Bektaş Abtin’in anısına onun birkaç kısa şiirini üzüntüyle çevirip sunuyorum. Özgürlük yolunda canından olan tüm yazarları, şairleri, gazetecileri ve sanatçıları saygıyla anarak!

İnsan onarımı

Sensiz yaşam cehennemdir

Ey şiir! Ey insanı onarma rüyası

Seni yazıyorum ve

Bütün dünyanın kol ağızlarında

Kurşunu

Beyaz bir bayrağa dönüştüren

Bir elin peşindeyim

Böylesi bir yanılsamayı seviyorum.

Furuğ on yedi yıl boyunca ölüyordu!

Furuğ Ferruhzad’ın 29 Aralık doğum günü bahanesiyle…

Furuğ’un kardeşi, Feridun Ferruhzad’ın[1] bir arkadaşına yazdığı mektup ve ilk şiir kitabı Tutsak‘ın yayımlanma hikayesi:

Sevgili dostum;

Bugün benden Furuğ hakkında yazmamamı istedin. Ne demek istediğini tam olarak anlamadım. Sonra eve gelince bir süre üzerinde düşündüm ve bu sonuca vardım; ben asla Furuğ hakkında sana bir şey yazamam. Biliyorsun sevgili dostum, şair olan o Furuğ senin de az çok tanık olduğun bir dünyada yaşıyordu. Benim kardeşim olan Furuğ ise asla yaşamıyordu! Furuğ on altı yaşından itibaren şairliğe soyundu ve bu yaştan itibaren de kendi sanatsal ve insanı gelişim yolunda yürümeye başladı. Ben inanıyorum ki Furuğ gelişiminin bu dönemiyle birlikte ölümün gelişim dönemine adım attı. Ve böylece her gün, her ay ve yıl ölmenin zirvesinin merkezine ya da ölüme yaklaşıyordu. Daha anlaşılır bir şekilde söyleyeyim, Furuğ on yedi yıl boyunca ölüyordu. 16 yaşından 33 yaşına kadar ve sonra da ölünce, temiz ve arın, yani tam da olduğu gibi tekrar dünyaya geldi. Şimdi öyle bir dünyada yaşıyor ki en azından sözüm ona “Sanat ve edebiyat eleştirmenlerinden” kurtulmuş rahat etmiştir.

Bensiz gitme!

Beğeneceğinizi umduğum Hamid Hirad’ın bu icrasını aktarıyorum. Şiirlerin bir bölümü Mevlana’ya aittir.

Parçanın adı: Xoda, (Hüda, Tanrı)

Yarı gece vurdum sokaklara gittim içmelerimin peşine

Meyhane kapısına vardım sevdamın peşine

Dün gece gördüm meyhane kapısında sıralar var aşıklardan

Ah Tanrım ben size varmışım mey şarap içmeden

Dahi matematikçi Meryem’in bir görüşü:

Fields Madalyalı ilk kadın matematikçiyi genç yaşta kaybettik: Ah Meryem  Mirzakhani! | Bilim ve Gelecek
Meryem Mirzahani

2014 yılında “Matematiğin Nobeli” sayılan Fields madalyasını alarak bu ödülü kazanan ilk kadın unvanını kazanan genç yaşta kaybettiğimiz büyük matematikçi, Prof. Dr. Meryem Mirzahani son derece özgün bir metin var elimizde. Matematik dehası ve sevdalısı “Yaşamda karşılaştığımız problemlerin çözüm yolları nelerdir?” sorusuna matematik yoluyla yani rakamlarla yanıtlıyor:

Önce İngilizce alfabeyi yazıyor:

A B C D E F G H I J K L M N O P Q R S T U V W X Y Z

Sonra her harfe karşılık sıra sayısı:

1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26

Alkışlar size!

Dünya Kadınlar Hentbol Karşılaşmaları 1 Aralık 2021’de başlamış ve 19 Aralık Pazar gününe kadar bütün heyecanıyla İspanya’da devam edecektir. Dünyada bu karşılaşmalara 32 ülke katılabilmeyi başarabilmiştir.

A: Fransa, Angola, Dağlık Karabağ, Slovani

B: Rusya, Kameron, Sırbistan, Polonya

C: Norveç, Romanya, Kazakistan, İran

Hilmi Haşal: Teras okumaları-2

HAŞİM HÜSREVŞAHİ’DEN SENİ UNUTMAYI ÖĞRET BANA

Kent yaşamının gerilimini azaltmanın yol ve yöntemlerinden biri hatta ilk akla geleni kitapla kurulan soyut bağdır. Kitaba bağlanma, bir bakıma yaşantıyı sakinleştirme, musibetlerden korunma etkinliği…  Kent kaosu, kötülüklerle örülü, amansız tüketim koşusuna zorlar çünkü çağdaşımız insanı. Roman, öykü daha kolay terapi aracıdır belki… ama şiir kitabı özel çaba, geniş ve derinlikli, handiyse girift ebru bezemelerine yönelmişçesine dikkat ve yoğunlaşma ister; “içimde mavi cam kırıkları” demiş şiir kişisinin davetine karşılık…  Şiirin kitabı, şairi de okuru da sözcükler deryasında arayışa sürüklenmenin serüveniyle sınar, dense yanlış olmaz.  Dil, her iki gezgini buluşturur; imge ve ileti, anlam denen dertlenme dalgasının dilidir ki, o buluşmanın konumunu, zamanını hayatlara dahil eder. Ne doğduğu yer ne de doyduğu yer, sözcüklerin yükünü algılamaktan, sorgulamaktan alıkoymaz gezgin kişiyi. İnsani dertler, dertlenmeler, gittiği yön, kat ettiği mesafe (ömür) süresince ortaktır: şairin yurdu hüznüdür o minvalde, okurun da keza… Haşim Hüsrevşahi,  Seni Unutmayı Öğret Bana (Totem Yayınları, Ankara, 2016, ISBN: 978-9944-330-26-8) kitabında, bir araya getirdiği şiirlerle düşündürmektedir, yer, zaman, aşk ve hüzün kavramlarını…  Birçok örnek dize nakledilebilir ama ipucu ya da tadımlık babında; “ne zaman sokağa çıksam mavi bir cam kırılır içimde” diye başlayan, “kızıl yeminlerimiz vardı yeşil kefaretimiz” (s.21) şiiri öncelikle okunmalı diye önerilebilir.

İmece… [hapisteki kadınlara bir şiir]

Kadın insan hakları için mücadele eden ve bu nedenle hapsedilen Aliye Egdamdust, Ronak Seffarzade, Zeynep Bayezdi ve nice kadın aktivist için yazılan ve onlara ithaf edilen şiirlerden bir örnektir. Bu şiirlerin birkaçını daha çevirip burada yayımlayacağım.

İmece

Elham Melekpur

وقتی شاعر سکوتش را می‌شکند، از رادیو زمانه
Elham Melekpur

hiçbir olay olmasın diye uğraşıyoruz

biz hiçbir bomba yapılmasın diye uğraşıyoruz

biz yürekten ümit ediyoruz bayraklar kendi renklerinde  dalgalansın diye

biz biziz işte çabalayan

ellerimizdeki ışıltı mucizelere güler

ve sapa yollardan kestirme gideriz ana yollara