Sardunayalar.com ziyaretçi istatistikleri

Bu sayfayı 2011 yılının Aralık ayında açtım. İlk bir ay düzeltmelerle geçti. 2012 yılı Ocak ayından itibaren düzenli yayımdadır. Bu sürenin ziyaretçi istatistiğini vermek istiyorum. Bu notu yazdığım şu an itibarıyla toplam 51,577 kez tıklanmıştır. Bu tıkalamalar toplam 20511 kişi tarafından gerçekleşmiştir. Ziyaretler en çok Türkiye’den ve daha sonra Amerika Birleşik Devletler ve Almanya’dan olmuştur. Aşağıda bu sıra verilmiştir. Şu anda 519 kişi abonedir. Doğrudan bilgi alabilmekteler. graf-1 graf-2

Yedi İblis!

Margutte, Non-rivista online di letteratura e altro“nın son sayısından aldığım ve İngilizceden çevirdiğim, İrlandalı şair Siobhan Mac Mahon’un “Seven Demons” adlı şiiri:

(This is a Turkish version of Seven Demons written by Siobhan Mac Mahon, Ireland, taken from last issue of Margutte, Non-rivista online di letteratura e altro, done by haşim hüsrevşahi)

belki kıyıp geçmek zorunda değilsin
yedi iblisi çıplak kollarınla
oturmuş sırtına sürerek yedi ejderhayı
ateş püskürerek, geçip hızla cehennemin yedi yasası arasından
yedi öldürücü günahla devam ederek
(gerçi benim yedi sayısına karşı bir şeyim yoktur)
 
belki hatırlamaya gereksinimin yoktur
baştan sona Kutsal Kitabı, Kuranı ya da İncili
geriye doğru, kalbinle, tırmanırken yedi zirvesini
en yüksek dağların
çıplak ayakla
ve çıkınsız
 
beni bulmak için
 
belki de ben öylece bekliyorum
yumuşacık soluğunda
senin çarpan
kalbinin.

(Ç: h.h.)

linkler:
http://www.margutte.com/?p=9774
http://www.margutte.com/?p=9774&lang=en

siobhan mayo 2
Siobhan Mac Mahon

O kadın!

Furuğ Ferruhzad’ın İbrahim Golestan ile ilişkisi üzerine çok yazılmıştır, çok okuduk. Ben de birkaç kez Furuğ’un kendi anlatılarından yararlanarak onun İbrahim Golestan’ın çocukları Leyli ve Kaveh hakkındaki düşüncelerini aktardım. Furuğ’un kocası Perviz Şapur ve oğlu Kami hakkında da az çok okuduk. Furuğ, İbrahim’e aşık olduğunda İbrahim evliydi ve iki çocuk babasıydı. Furuğ, onun eşi Fahri Hanım’la da görüşüyordu. Fahri Hanım eşi ile Furuğ arasındaki ilişkiyi biliyordu. Bu ilişki sancılı bir ilişkiydi! Bunlar hakkında da az çok okuduk. Ancak o kadın hakkında, Fahrı Hanım hakkında pek az yazıldı… burada onun hakkında ölümü nedeniyle çıkan bir yazıyı çevirerek veriyorum:

Okumaya devam et “O kadın!”

bana gelirseniz!

Bir arkadaşın isteği üzerine daha önce çevirmiş olduğum bir Sohrab Sepehri şiirini veriyorum:

bana gelirseniz şayet
hiçistandayım!
hiçistanın arkasında bir yer var.
hiçistanın arkasında havanın damarları
toprağın en uzak yığınında açan çiçeklerden
haber getiren habercilerle doludur.
kumlar üzerinde,
şakayık miracı tepelerine yol alan
zarif atlıların toynaklarının izleri var.
hiçistanın arkasında istek şemsiyesi açıktır:
susama meltemi bir yaprağın dibine koşsun diye…
yağmurun çanları çalınır
insan burada yalnızdır
ve bu yalnızlıkta
bir narvan karaağcın gölgesi sonsuza değin akmakta.
bana gelirseniz şayet
yavaş ve yeğni gelin
yalnızlığımın ince porseleni
çatlamasın…

(Ç: h.h.)

Bir sonraki Einstein belki de 27 yaşındaki İranlı kadındır!

The Next Einstein May Be A 27-Year-Old Iranian Woman

She’s called Zahra Haghani and you can read her paper, “Matter May Matter” online. I’ll avoid summarising because, well, it’s way beyond my rudimentary understanding of physics. But what Sparrho has done is analyse her writing, and determined that she was one of several writers who were statistically most similar to Einstein.

http://www.forbes.com/sites/ianmorris/2015/03/10/the-next-einstein-may-be-a-27-year-old-iranian-woman/

Bu genç kadın fizik doktorasını Tahran’da aldı ve halen İran’ın Damgan Üniversitesinde fizik dersleri vermekte!

Ne kadar güzeldik!

Azalya ve Ölümü Gözlerinden Gördüm romanlarını ele aldığımız toplantı ne kadar güzeldi! Okurlar kendi aralarında romanlar üzerinde tartışırken romanlar adeta tekrar tekrar ne güzel yazılıyordu… Romanlardan parçalar okundu, sonra Furuğ okundu, Furuğ şiirine beste yapan arkadaşımız ne güzel seslendirdi, Ev Karadır’ı izledik. Ne güzeldik! Tekrarına karar verdik. İyi yaptık!

üzülüyorum!

Aslında neye üzülüyorum biliyor musun? IŞİD (DAİŞ) katillerini destekleyenlerinin başında gelen, kendilerinden başkalarını kâfir ve ölümü vacip bilen, sülalece İngiliz uşaklığı yapmış Suudi Vahhabi Şeyhi ölünce ulusal yas ilan edildi ancak bu halkın yetiştirdiği en gözde, en çalışkan, en örnek yazarı, asırlık çınarı, dünya edebiyatına ışık tutmuş, bu ulusun adını dünyada güzelliklerle anılmasına neden olmuş Yaşar Kemal için bir şey olmamış gibi davranıldı! O zaman o yasın adını değiştirmeli, ulusal yas değil de kişisel ya da hükümetler arası yas falan koymalı! Öyle olsun ve de bu ulusun bayrağı bir Suudi şeyhi için yarıya inmesin!

Ama Yaşar Abi, bizim kalbimizdeki bayrak hâlâ yarıya inmiş dalgalanıyor ve biz senin yasını daha güzel şeyler yaratarak güzelliklere dönüştüreceğiz, sanrım sen de böyle istersin!

yaşar