görürsem seni…

Geçenlerde Mohsen Namcu’nun icrasıyla çok bilinen bir şarkıyı dinledim. Bu şarkıyı yıllar önce Feridun Foruği ve Mohammed Reza Şeceryan da icra etmişler. Mohsen’ın icrası kendine özgü.
Şiirlerine gelince. Şairi tartışmalıdır. Kimine göre Tahire Gorretülayn’a aittir. Ancak birçok araştırma bunun böyle olmadığını göstermekte ve Tahire İsfahani, Tahir Kaşani ve Mohammed Bager Sohbet Lari ve İkbal Lauri’nin de adları verilmektedir.
Şarkı sözlerini çevirmemin nedeni ise Youtube’da alakasız çeviriler olmasından dolayıdır. Şiirin özelliği tekrarlanan sözcükler ve dizelerin kulağa hoş gelen ritmidir.

 

Gözüm düşer de görürsem seni yüz yüze karşı karşıya / anlatırım üzücümü sana nükte nükte, ince ince
Gördükten sonra seni saba gibi düştüm yola / ev ev, kapı kapı, cadde cadde, sokak sokak
Gönül kanı firakında akar iki gözümden / Dicle Dicle, deniz deniz, çeşme çeşme, ark ark
Küçücük ağzının çevresi amber hatlı yüzün / gonca gonca, çiçek çiçek, lale lale, koku koku
Kaşın, gözün, benin senin gönül kuşun avlamıştır / istek istek, yürek yürek, sevgi sevgi, huy ve huy
Senin sevgini hazin yürek örmüş gönül kumaşına / iplik iplik, sap sap, çözgü çözgü, tel ve tel
Tahire kendi kalbinde, aradı görmedi senden başka / Sayfa sayfa, kat kat, perde perde, iç ve iç

Sohrab’tan mektup var!

Nazi;

Bakıyorum ve bir şeyler bende sürgün veriyor. Bu bulutlu günde ne de aydınım. Dünyanın bütün ırmakları bana akıyor. Ben ki hiçle dolurum. Toprak güzelliklerle dolup taşıyor. Benim gözlerimde yer kalmadı… bizim gözlerimiz küçük değil, güzellik sonsuzdur.

Yazın gölgesindeydi seni gördüm ve dün mektubun geldiğinde seni görmenin izi yerdeydi ve tazeydi. Şemiran’ın gün ortasında biz nelerden söz ediyorduk? Benim ellerim dünyanın aydınlığıyla doluydu ve sen kendi ruhunun aydın gölgesinde duruyordun. Bazen bir kuş gibi şaşkınlıkla yerinde kalakalıyordun.

Okumaya devam et “Sohrab’tan mektup var!”

seven kimdir ve sevgili kimdir?

Tebrizli Şems’in Makalatı’ndan:

Kendini elde ettinse hoş yürü! Başka birini bulursan, kolunu onun boynuna dola ve şayet başka birini bulmazsan, kolunu kendi boynuna dola! Bir sufinin her sabah koluna bir nevale koyduğu ve o nevaleye baktığı gibi, “Ey nevale, şayet başka bir şey bulursam, kurtulmuşsun demektir, değilse elimdesin!” dediği gibi.

Şeyh’i asık görürsen, ona katıl ve ondan uzaklaş tatlı olman için –ki senin yetişmen o buluttadır. Üzüm ve meyve o bulutta yetişir.

Okumaya devam et “seven kimdir ve sevgili kimdir?”

soru vesvesesi

Rıza Berhani’den bir şiir

hikmet göğüslü şair Meftun Emini’ye

bir at durur alaca yapraklar ardında yanında pencerenin
elif sırtı kavistir         güzellik boy posunun büyüsü      altında: Sen
güz renkli güneşli gökten          düş ve dilek      birlikte yağar
bu andaç mı?                sevda andacı?              bu nedir?
haykırışlarım benim kendime doğru döner yaprak saraylarından ve boğazından fırtına mevsiminin

Okumaya devam et “soru vesvesesi”

ceninlerim benim birer birer ölüyorlar

Şima Timar

Şima Timar, (1973-2003)

Üç şiir:

1-

yanlış bir cumarteside
yanlış bir yerde
yanlış bir adla
dünyaya geldim
biri beni kaybetmişti sanki
bulunma
telaşının acısındaydım
ve kesik aralıklar
aralık ayında onca karın arasında
ve bu bulunmanın tuhaf olasılığı
gri boyanıyordu
adım benim değildi
belki birisi gözlerimin rengiyle çağırıyordu beni

2-

Okumaya devam et “ceninlerim benim birer birer ölüyorlar”

toprağımızdan kerpiç yapmaya kararlıdır…

 
Humayun Şeceriyan’ın,  ödül aldığı bir törende okuduğu Şirazlı Hafız’ın gazelinin bir beytini paylaşıyorum. Aşağıda, çevirinin tamamını aktardım.

Gönlünü şarap ile inşa et ki bu virane dünya /
Bizim toprağımızdan kerpiç yapmaya kararlıdır

Şimdi bağlardan cennet esintisi gelir

Ben, iç açan şarap ve huri misali yar yanımdadır

 

Bugün nasıl saltanattan dem vurur dilenciler

Çadırım bulut gölgesidir işret yerim çimenlikler

 

Çimen bahardan hikayeler okur şimdi

Akil değil o ki nakit olanı veresiye cennete verir

 

Gönlünü şarap ile inşa et ki bu virane dünya

Bizim toprağımızdan kerpiç yapmaya kararlıdır

 

Düşmandan vefa bekleme ışık vermez

Ateş tapınağından yakarsan tapınak mumunu

 

Siyah yazılarla melamet eyleme beni

Kim bilir ki kader kimlere neler yazmış

 

Hafız’ın cenazesinden esirgeme adımlarını

Gerçi günaha boğulmuştur ancak cennete gider o

 

Farsçadan çeviren: haşim hüsrevşahi

 

bir şair tanıtıyorum…

Nahid Arcuni (Nahid Arjooni)

‫ناهید عرجونی‬‎ ile ilgili görsel sonucu
İran’ın Sanandac şehrinde doğdu, orada yaşamakta

1
gelmelisin
gelmelisin
yaralarını da getirmelisin kendini hiç iyi hissetmeyen bu şiire
arkadaşlarının sesini de getirmelisin
kahraman olmaları şart değil
inlemelerinin sesini getir
yalvarışlarının
boyunlarının kırılması sonrasındaki itirafların sesini
kırık dişleri de getir
kenarı kırık kaseleri
yol yol çizgili elbiseleri
kızıl koridorları
hiç önemli değil birisi görürse kötü olur diye
ya da kötü olur duyunca
bu şiir bön kalamaz
rahat uyuyamaz
ve dünyanın
insanlar için
emniyetli yer olduğuna
inanamaz!

2
beyaz bayrak
gömleğini koynuma almışım
bu benim beyaz bayrağımdır
dünyanın eşit olmayan savaşlarına
karşı

Okumaya devam et “bir şair tanıtıyorum…”