
çağır beni
senin sesin iyidir
senin sesin hüznün samimiyetinin sonunda yeşeren
o tuhaf bitkinin yeşilliğidir.

çağır beni
senin sesin iyidir
senin sesin hüznün samimiyetinin sonunda yeşeren
o tuhaf bitkinin yeşilliğidir.
Bu iki şiiri Latoya’nın Mentalnotes1 adlı blogundan aldım. Kendisi çevirip yayınlamama izin verdi:
Anımsama
Auğustos’tan hatırlarım seni
salla uyuyayım öyle unutabilirim
Şiiri özgün dilinde okumanız için yukarıdaki fotoğrafı tıklayın lütfen!
Beklerim seni
Daha ne kadar bekleyebilirim seni
Güneşin kül rengine dönüşmesini görmek için
Senin gecelerinin benim gündüzlerime karışması için

Gétdi o mehru yanımdan yüz cefa qaldı mene
Cövr bilmen kim, belayi münteha qaldı mene
Éy peri çox işveyi hevesinen meğrur olma kim
Mülkü fani sanma ki ne sene qaldı mene
Ta kim o xurşid rux gétdi gözümden su teki
Gözyaşım onun üzünden aşina qaldı mene
Sen gédenden beru ancaq zaru feqan étmişem
Yér ve göy ins-u melek cümle baxa qaldı mene
Dilberin gétdi Xetayi sen nédirsen dünyanı
Çünkü can gétdi bu ten ya reb niye qaldı mene
***
Gitti o ay yüzlü yanımdan yüz cefa kaldı bana
Cefa bilmem ki sonsuz bela kaldı bana
Ey peri işvelerinde çok mağrur olma ki
Fani mülk sanma ne sana ne kaldı bana
O güneş yüzlü gidince yüzümden su gibi
Gözyaşım onun yüzünden aşina kaldı bana
Sen gittin gideli inleyip figan ettim ancak
Yer ve gök insan melek cümle bakakaldı bana
Sevgilin gitti Hatayi ne edersin dünyayı sen
Çünkü can gitti bu ten ya rab niye kaldı bana
Şiir: Şah İsmail Hatayi, Azerbaycan Türkçesi
Anadolu Türkçesi: h.h.

ey ince geçiş
anlamlandır kanadı!
yansın diye benim zekam kıskançlıktan
ey şiddetli yaşam
senin köklerin
ışığın fırsatından su içer
insanoğlu
bu hüzünlü oylum
zamanın kıyısında
havuzunun dolgunluk gününü düşler
ey gerçeklikten azıcık yukarı çıkmış olan
içgüdünün yumuşacık sarsıntısıyla
biçimlerin karanlık irsi senin kanatlarından boca olmakta
uçuşun sersemlemiş sililiği
salınan bir çizgi gibi
havanın oyuklarından giz serpmekte
ben
yeryüzünün nakışlarının varisiyim
ve şadırvanın tüm eğimleri
o bakır kasenin şekli gibi
benimle yol yoldaşıydı
içgüdüselliğin hoyrat yerlerinden
bugünün yontulmuş vicdanlarına değin
şiir: sohrab sepehri
ç.: h.h.


“Gece yarıyı aşmıştı. Yağmur dinmiş, her yan sessizliğe gömülmüştü. Sokak başındaki sarı lambanın arnavut taşları üzerindeki yansısını kara bir gölge bölüyordu. Kara gölge sigarasından bir soluk alınca, alnına yapışmış ıslak saçlarının altından parıldayan panter bakışını kımıldatmadı: “Hepinizden iğreniyorum!” Dumanı yere tükürür gibi üfledi. Paltosunun yakasından çıkan kedinin kafasından öptü. Yoluna devam etti. Sokak nedense ondan boşalamıyordu. Caddeye yakın sokaktan gelen sarhoş şarkılara uzaktan duyulan iki el ateş sesi karıştı. Sabahtan beri cebinde taşıdığım ıslak, ezilmiş petunya taçyapraklarını parmaklarımın arasında sıktım. O an her şey olabilirdi. Peşine takıldım. Rampayı inerken ayın sokağa serpildiğini fark ettim. Sokağın sonunda karanlığa bürünmüş denizin göğsünde gümüş bir titreşim serilmişti. Karanlığa karıştım.”
(h.h.)
Dünyadan Çeviri sitesinden alınmıştır:
Okumak için fotografı tıklayın lütfen!

Yağmur kırbaçlıyor yüzümü, omuzlarımı
Bir fırtına uğulduyor çakıllar üzerinde
Darbeler indiriyorsun tenime ve ruhuma
Fırtınanın gemilere vurduğu gibi
Asla bilmek istemiyorum
Sonrasında neler olacak bana
Acılarıma karşı ezilecek miyim
Yoksa mutluluğa mı savrulacağım
Korku ve neşeli kıvançla geçiyorum
Fırtınanın içinden geçen bir gemi gibi
Seni gördüğüme pişman değilim
Ve seni sevmekten korkmuyorum
Şiir: Bella Akhmadulina
İngilizceden Ç.: h.h.
ve kendi sesiyle şiirlerinden örnek:
birisi bu sabırlı buradalıktan
bahçenin usul yolculuklarına söz etmeli
birisi bu küçücük oylumu anlamalı
onun elini çevrenin kalp atışları için anlamlamalı
muhatapsız bu yüze
bir damla zaman serpmelidir
birisi bu mutlak noktayı
elementler bilincinin yörüngesinde döndürmelidir
birisi aydın kapılardan girmelidir
dinle!
birisi olayların gözkapaklarında koşmakta,
bir çocuk buraya doğru gelmekte!
(Sohrab Sepehri, h.h.)

Ahmed Şamlu’dan çevirdiğim Bana Aydınlıktan Söz Et adlı seçkinin ikincisi baskısı ek çevirilerle ve Hafız-Hayyam-Mevlana şiirinden örnek çevirim Sırrı Giz Eylediler adıyla Totem Yayınlarından çıktı. İdefix ve D&R raflarında…
