İran Tecrübesi-3

Onlar Yeşildiler. Taze sürgün vermiş fidanlardılar. Devrim’in yenilgisi sonrasında, o karanlık ve zor yıllarda çocuktular, gençliğe yeni adım atmıştılardı. 2009 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Ahmedinejad’a karşı koymayı bahane kıldılar, ona karşı diğer adaylardan Musevi’yi desteklediler.

yeşil-3
Milyonları buldular!

İran’da kim cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday olabilir(di)? Anayasanın 115.nici maddesi şöyle der ki: “Cumhurbaşkanı aşağıdaki koşulları karşılayan siyaset ve din adamları arasından seçilmek zorundadır. İran uyruklu olmalı, müdür ve müdebbir olmalı, geçmişi temiz, emanete ihanet etmeyen, takvalı, İran İslam Cumhuriyetinin temellerine ve resmi mezhebine mümin ve inanmış olmalıdır.”

Aday olmak isteyenlerin mutlaka rejimin değişik makamlarında hizmet geçmişi olmalı, birçok kurumun ve bu arada en az meclisteki 100 milletvekillerinin onayı olmalı, Seçimleri Gözetleme Konseyi, İran İslam Cumhuriyeti Koruma ve Kollama Konseyi onayı gibi birçok koşul daha!

yeşil-4
Kadınlar ön saftaydılar!

2009 yılında, seçimlere katılabilme onayı alan 4 kişi vardı: Mahmut Ahmedinejat (Eski Tahran Belediye Başkanı, bir önceki cumhurbaşkanı ve Dini lider Hamnei’nin desteklediği aday), Mir Hüseyin Musevi (Irak-İran savaşı zamanında İran’ın Başbakanı, 1983 ve 1988 hapishanelerde cereyan eden katliamlarda iktidarda), Mehdi Kerrubi (Molla, Humeyni’nin sırdaşı, Humeyni tarafından eski parlamento başkanlığına atanan adam), Muhsin Rizai (Eski Devrim Muhafızları Genel komutanı) Seç, seç, seç… Demokratik seçim! Halk istediği adayı seçebilir!! Halk bu dört isimden bir tanesini Demokratik hakkını sonuna kadar kullanarak seçebilir!!! Hayır seçemez! Hepsi benim has adamlarım olsa dahi onların içinden birini seçemez. Ben kimi seçiyorsam odur!

Okumaya devam et “İran Tecrübesi-3”

Terörist kimdir?

Sapanla taş atan mı terörist yoksa masum halkın üzerine bombalar yağdıran mı? Yıllardır katledilen bir halkın çaresiz çocuklarının taş atması mı terörizm yoksa çocuklarına bombalar üzerine “İsrail’den sevgilerle” yazdıran sapık kafalar mı? Lanet olsun! Sizin sonunuzu devrimci, musevi kardeşlerim getirecek!

Diktatörler bunu iyi bilir!

Platon (Devlet):

Demokrasinin esas prensibi, halkın egemenliğidir. Ama milletin kendini yönetecekleri iyi seçebilmesi için, yetişkin ve iyi eğitim görmüş olması şarttır. Eğer bu sağlanamazsa demokrasi, otokrasiye geçebilir. Halk övülmeyi sever. Onun için, güzel sözlü demagoglar, kötü de olsalar, başa geçebilirler. Oy toplamasını bilen herkesin, devleti idare edebileceği zannedilir.

Demokrasi, bir eğitim işidir. Eğitimsiz kitlelerle demokrasiye geçilirse oligarşi olur. Devam edilirse demagoglar türer. Demagoglardan da diktatörler çıkar.”

Ey zalim!

Ey zalim! Musa’yı unuttun! Altın buzağıyı tapmaya devam ediyorsun! Unutma! Firaun gibi yer yarılıp zulmunle birlikte yok olacaksın! BU çocukların yüreklerindeki acıda, ruhlarında akan kanda boğulacaksın! Ey zalim unutma, senden çok daha güçlüleri tarihin çöplüğünde yokolup gitmişler… Mazlum halk birgün elbette divanı kuracak ve son sözü söyleyecek!

Farkı bulun!

Gazetelerden: 

11 Kasım 2013:

Atatürk’ün ölümünün 75’inci yıldönümünde Adana’da düzenlenen anma töreni sırasında, Vali Hüseyin Avni Coş aleyhine slogan atan grup ile polis arasında arbede yaşandı. Vali Coş bu sırada korumalarına “Allah belanı versin diyen o gavatı getirin” dedi. Olayla ilgili 1 kişinin ifadesi alındı, 9 kişiye de Kabahatler Kanunu gereğince para cezası verildi.

Vali Gavat dedi

22 Kasım. 2010 Pazartesi:

TOKYO – Bir toplantıda şaka yollu yaptığı yorumların ardından Japon milletvekilleri tarafından “işine hafife almakla” suçlanan Japonya Adalet Bakanı Minoru Yanagida istifa etti. Yanagida, 14 Kasım tarihinde, özel bir toplantıda, mecliste milletvekillerinin sorularını yanıtlarken sadece iki cevaba ihtiyacı olduğunu belirtmiş ve bunlardan birinin “Belirli konularda yorum yapmam” ve diğerinin de “Konuyla, yasalar ve kanıtlar temelinde ilgileniyoruz” olduğu yönünde bir yorumda bulundu.

Bu sözler, özellikle muhalefetteki milletvekillerinin tepkisine yol açmış ve muhalefet, Yanagida’nın işine hafife aldığı için istifa etmesi gerektiğini savunmuştu.

japon bakan-1

 

TOKYO – 19.12.2013

Tokyo Valisi Naoki Inose, bir hastane şirketinden para aldığının ortaya çıkması üzerine bugün görevinden istifa etti.

Valiye rüşvet<br>istifa getirdi

30 Haziran 2014 Pazartesi

Bağcılar Belediye Başkanı Lokman Çağırıcı’nın Ramazan’ın ilk gününde seyyar satıcılar arasında çıkan gerginlikte “Biz sana oy verdik” diyen işportacının üzerine yürüdüğü ve “Vermeseydiniz lan şerefsiz!” dediği ortaya çıktı.

oy vermeseydin şerefsiz

24 Haziran 2014

Geçen Çarşamba günü meclis toplantısında konuşan Ayaka Şiomura’ya “Acele et ve artık evlen” sözleriyle saldırıda bulunan siyasetçi Akihiro Suzuki, Şiomura’dan özür diledi.

japon siyasetçi