Hilmi Haşal: Teras okumaları-2

Aşk eskidikçe yenilenmektir şaire göre. Zaman ne dündür ne de yarın çünkü… Çünkü yaşam tükeniş hızının ayrımına varmaya engeldir, var olunan konum-durum, duyuş-düşünüş evresinde. Yaşarken ne denli acımasızdır coğrafya ve tarih: “avucumun içinde ateş çemberi / ben kendime zalim dönen akrep / göğsünü yarıp beni gömdüğünden beri / ne Ankara susar ne İstanbul ne de ben” (s. 20) dizelerindeki âşık “seyyar şarkıcı” ‘gam’ıyla süzmektedir ‘an’dan geçişini.  Haşim Hüsrevşahi’nin şiirindeki zamanın zalim, aşkın mazlum hali, okurunu “tarihe karşı cüce” kalmış bireyin yalnızlığıyla tanıştırır.  Dünyadan, aşktan ve bahttan yana sitemi; “tabutlar biçersin boyuma / boyuna bakmadan tarihe karşı cüce! / avuçlarımdaki güneşi neylersin?” (s. 13) derken.

Farklı şiirler yazmak her şairin temel arzusu, dinmez arayışıdır. Sözcük simyasında ustalaşmadan duygudan ve düşünceden cevher alınamayacağı bilinciyle dokur dizelerini… Haşim Hüsrevşahi için Seni Unutmayı Öğret Bana şiirleri, yaşamanın ve yaşlanmanın birikimine, sorumluluğuna ait ustalığın sözcüklerde yoğrulmuş biçeminin göstergesidir. Okurunu, yaşama ve ölüme ilişkin gerçeklikle hesaplaşmaya çağırır; “susuz öleyim”, “kulaçlarıma sesin dolanır”, “Hrant Dink’e fısıltı”, “tık tık”, “bir babanın gözyaşları yalan söylemez” vb. şiirlerde. Acının, haksızlığın ve ölümün yankılarını iletme çabasındadır ki; “kendi diline çevir beni/  bilmem ne zaman takılmış bu olta gırtlağıma / şiirim çırpınır” (s. 80), “sırtımdaki tırnak değil dikenli tel izi” (s. 91) dizeleriyle çağının cehennem koşullarına karşı tepkisini dile getirir. Dünyanın, insanlığın geleceğine dair endişesini gündemde tutar aynı nedenle; “biz çocukların / büyük umutlar için küçücük ellerimiz vardı” (s. 116) dizeleriyle başlayan “Tomurcukların Evrensel Kongresi” şiirinin “mesaj” ve “sorgulaması” önemlidir o bağlamda. İnsanlığın geleceği çocukların geleceğiyle olanaklıdır ve şiir oraya odaklandıkça işlevli kılınacaktır şaire göre.

Edebiyatın birçok dalında yapıtları, çevirileri bulunan Haşim Hüsrevşahi, 1950 Tebriz doğumlu Tıp Doktoru, Profesör olarak mesleğini icra ederken, dünyanın farklı ülkelerinde yaşamış, evrensel konularda, insan-doğa-çevre odaklı eylemci (aktivist) kimliğiyle de tanınmaktadır.  Özellikle Furuğ Ferruhzad’ın şiirlerini çevirip kitaplaştırdığı Yaralarım Aşktandır ile İran şiirinin Türkçede tanınmasını sağlamış, Farsça şiirin efsanevi kadın şairine değerbilirlik göstermiştir.  Şairin, bir başka şaire ve şiirine sevgiyle emek vermesi, yani vefası kayda değer… Haşim Hüsrevşahi, “bu benim Yusuf / daha okunacak bir şiir gibi atar tan dudaklarımda / krallığımın ağıtıyla mühürlenmiş ağzım / dilim, dilim dilim…” (s.66)  derken okurunu şiire çağırmaktadır. Hayat sözün anlamı, şiirin imgesi-iletisi yerine ulaşmışsa gerçektir çünkü!..

Mudanya, Şubat 2019

Hepsi içinde yayınlandı

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s