kızıl yeminlerimiz vardı yeşil kefaretimiz!

ne zaman sokağa çıksam mavi bir cam kırılır içimde
bu kandırılmış kişnemeler derim
benim sevdalandığım yaban at sürüsü değil
kızıl yeleleri ile rüzgarı güneşe katan
nabızları yeryüzü damarlarında atan!
 
ne zaman sokağa çıksam
çocukların yüzünde kömür tozu safran külü
gözlerinde yıldızlar söner
denizler donar nehirler durur
hayret derim bu karanlık ne zaman çöktü bahçemize
bu şehir ne zaman moloz oldu ağzımıza
 
biz o serseri şarkıydık
saçlarımızda gümüş tozlu ay taşırdık
öpüşlerimizde yelken
şehrin duvarları bizden gülerdi
ağaçların dilinden anlardık
kızıl yeminlerimiz vardı yeşil kefaretimiz
hayret derim ne zaman gömüldük biz?
 
avuçlarımda mavi bir mum yakarım
güneşi karşılamaya çıkarım
şehrin en yüksek tepesinde dururum
içimde mavi cam kırıkları

 

h.h.

04/04/2016

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s