nakşın divan kurar!

karın canına yemin ederim sus
ki bunca fısıltı suyun sesinde yok
kana çalan aşk gece nereden?
dudaklarını aralamışsın Tanrıya ne olur!

dilinden zehir içtim ki yaralarım böyle derin eyvallah
kanatlarını ateşe verirsin Mevla’m döner odamda eyvallah
artık bilmeliyim bu kuyudan çıkamam zemheri eyvallah
geceyi öyle sarsıyor ki gözlerin ay dağılır odama

ben bu hicretle sarhoşum kıblem sende sürgün!
kadehleri ayaklarına sürer içerim
toprağını sürme yapsam bu hünnap mevsiminde?
dahası fırtına çoktan dinmiş şimdi sisli bir huzur…

ölüme kaç kalınca insan susmazmış?
öyleyse dumanını ver bana uzaklardan
dağlarımda yangın çıkacak
cümlesine eyvallah diyerek acıların!

nakşın divan kurar yolum üzerinde!
gözlerim toprağında elim göğsümün alevinde geçerim huzurundan
bana böyle öğrettin aşkı
Hıdır su üzerinde yürüdü ne ki!
ateşler üzerinde koşarım bir ömür bağışlanmayan İbrahim!
divanın nakşı var dudaklarında!
bağışla beni
bağışla bana!

(h.h. 1 Aralık, 2013)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s