şifa istmem balından

Şifa istemem balından
Bırak beni bu halımdan
Razıyım açan gülünden
Yeter dikenin batmasın

Gece gündüz o hizmetin
Şefaatin kerametin
Senin olsun hoş sohbetin
Yeter huzurum gitmesin

Taşa değmesin ayağın
Lale sümbül açsın bağın
İstemem metheylediğin
Yeter arkamdan atmasın

Kolay mı gerçeğe ermek
Dost bağından güller dermek
Orda kalsın değer vermek
Yeter ucuza satmasın

Sonu yoktur bu virdimin
Dermanı yoktur derdimin
İstemem ilaç yardımın
Yeter yakamdan tutmasın

Nesimi’yem vay başıma
Kanlar karıştı yaşıma
Yağın gerekmez aşıma
Yeter zehirin katmasın

Aynur Haşhaş’tan dinlemek isteyenler için:

İbni Sina’dan dörtlükler!

Mey ölümsüz ömür meyvesidir ver saki                 gençlik sermayesinin lezzetidir ver saki
Ateş gibidir yakar lakin hüznü gamı,                      hayat suyudur mey yaratır ver saki
**
Bu badiyede gerçi gönül çokça koşturdu                 kırk yardı fakat kıl kadar anlamadı
Gönülmde benim bin güneş ışıdı heyhat                  ancak ki bir zerrenin kemaline ermedi
**
Benim gibi birinin küfrü hiç kolay olmaz olmaz                imanımdan daha sağlam iman olmaz olmaz
Dünyada benim gibi bir biricik o da kafirse                       tüm dünyada bir müslüman bulunmaz olmaz

ibni sina(Farsçadan çeviri: h.h.)

Qaragile

Babamın canı sıkıldığında, gurbette memleket hasreti sarıp sarmaladığında anneme derdi: “Qeregilem oxu görek o qeregileni!”
Güya babam askerdeyken annem köyde dama çıkar, tarlaların uzak noktalarına dalar, bu ezgiyi söyler dururmuş…

Bu bahaneyle yıllar önce kendisini Toronto’da ağırladığım değerli ses sanatçısı Aygün Hanımı saygıyla anıyorum.

 

Gelmişim odana uyandırayım seni kara gözlüm uyandırayım seni
Ne güzel yaratmış yaradan seni
Alıp kaçarım aradan seni kara gözlüm aradan seni
Ağaç olaydım, yolda duraydım
Senin geldiğin yola kara gözlüm gölge salaydım
Senin geldiğin yola kara gözlüm gölge salaydım
 
Tebriz’in sokakları dolambaçlı kara gözlüm dolambaçlı
Sen ki beni sevmedin git ayrı dolaş
Ne sana kız kıtlığı var ne bana oğlan
Kızıl gül esti, sabrımı kesti
Sil gözyaşlarını kara gözlüm ağlama yeter
Sil gözyaşlarını kara gözlüm ağlama yeter
 

Héyder Baba

Tebriz’in Şair Oğlu, Mehemmed Hüseyin Şehriyar’ın (1906-1988) unutulmaz şiirinden bir bölüm:

1-
Héyder Baba, ıldırımlar şaxanda
Séller sular şaqqılayıb axanda
Qızlar ona sef bağalyıb baxanda
Selam olsun şovketüze élüze
Menim de bir adım gelsin dilüze

2-
Héyder Baba, kekliklerün uçanda
Kol dibinden dovşan qlaxıb qaçanda
Baxçalarun çiçeklenıb açanda
Bizden de bir mümkün olsa yad éyle
Açılmayan ürekleri şad éyle
Héyder Baba

Tebriz’in yakınında Qere Çimen’deki Haydar Baba dağı

Okumaya devam et “Héyder Baba”