komşu kızın yeşil memelerinden kızıl süt akıyor!


komşu kıza anlattığımda o bana hep beyaz yaseminler açacak diyor
Komşu kız da sevdalıdır
Komşu kızın sayısız çocuğu var
Kızıl kâküllü kızıl perçemli kızıl gözlü çocuklar
Onlar sokaklarda oynadıklarında güneş suya vuruyor
Komşu kız bana efsaneleri unutma diyor
Ben ona senin saçlarında buğulu masalları okudum dediğimde gülüyor
Ben onun gülüşlerini gördüğümde cellatları unutuyorum
Komşu kızın yeşil memelerinden kızıl süt akıyor!
(h.h.)

öyle işte

Daha önce yayımladığım şiirim…

biz o çocuklar
biz birbirimizde kaybolmuş yolcular
biz sapa
yolunu unutmuş fırtına
öyle sarhoş öyle sıcak
yalpalayan iki omuz
dinsiz imansız
tanrısı avuçlarında mülhit
kavuşmanın münkiri
dili dilinde dolanmış iki satır
biz o badem çiçekleri sisli dağlar
biz korkmuş iki lamba
gecenin inzivasına çekilmiş o denizin iki dalgası

gel benimle yürüyelim
neresi olursa olsun
elimiz cebimizde ya da yakamızda fırtına

bu kış böyle çıkmaz sevgili bilesin!

ben ne anladım!

San’an Şeyhi’nin aşkını ne anladım… ne bilesin! Dağların kovuğundan güneşi avuçlarına doğuran o ki Rum kızının aşkına şarap içti, domuz otlattı… ben ne anladım, sen ne bilesin! “Hak benim” sesi ne anlatır? “O benim bana secde et!” demiş, ne demiş, “derimi yüzün bu söz çıkarsa gırtlağımdan bir kez daha!” demiş ne demiş! Ben ne anladım, sen ne bilesin! Sır, sıraç içinde sırdır, dilimde açılırsa yitirir sırlığını! “Madem uçan kuşsun, kafeste işin ne senin?” demiş, “ben ne bileyim!” demiş, ben ne anladım, sen ne bilesin!

(h.h.)

Naci en Palestina-Amel Mathlouthi

Emel Matluti:

adsız yerlerden geldim
toprağım yok
anavatanım belirsizateşler yakıyorum parmaklarımla
ve sana şarkılar söylüyorum kalbimle
yürek telim gönül yakıyor

Filistin’de doğdum
yerim yok, toprağım yok, yurdum yok

böyledir, bizim kadınlarımız
acınla şarkını söylediğinde
seni darmadağın eder..