“Furuğ’un özel hayatını rahat bırakın!”

Kısa süre önce kaybettiğimiz, Furuğ Ferruhzad’ın kız kardeşi Puran Ferruhzad, Furuğ’un özel yaşamıyla ilgili çok özel mektupların yayınlanmasının ticari kaygılar taşıdığını belirtmiştir. Ben burada konuyla ilgili bilgi aktardıktan sonra, Puran ve Furuğ’a saygımın bir işareti olarak birkaç gün önce bu sitede yansıttığım Furuğ’un yayınlanan bir mektubunun çevirisini siteden kaldırmaya karar verdim. Umarım sizlerle aynı düşünceyi paylaşmaktayım… (h.h.)

7 Ekim 2016 tarihinde BBC Farsça’nın sayfasında bir radyo programının metni yayınlandı. Orada şöyle denmekte: “… ‘Şahicim, bana dua etmelisin. Senin sevgili dudaklarına kurban olurum. Sevgili gözlerine kurban olurum. …  …. Ne kadar seviyorum seni, ne kadar seviyorum seni, ne kadar seviyorum seni.’ Bunlar, Furuğ Ferruhzad’ın yazdığı söylenen mektupların birinden bir bölüm olup geçenlerde çıkan bir kitapta yayınlanmıştır. Kitabın yazarı Virginia Üniversitesi Farsça Edebiyat ve Kadın Araştırmaları bölümü hocalarından Ferzane Milani’dir. Bu kitap aslında Furuğ Ferruhzad’ın yaşamıyla ilgili yapılmış olan çok kapsamlı bir çalışmadır. Bu kitapta İbrahim Golestan’a yazılan 15, babasına yazılan 9 ve 6 başka mektup ve birkaç tane de kart postal yer almakta. Mektupları kitapta Furuğ’un el yazısı ile görmekteyiz. Bu mektupların yayınlanması değişik tepkilere yol açmıştır. Bu mektuplar kimileri tarafından yeniden yayınlanırken, birçok kimsenin ise tepkisine yol açmış ve özel hayatın mahremiyeti öne sürülerek, Furuğ’un aşkına hitaben kaleme aldığı mektupların yayınlanmasını ahlak dışı olarak nitelendirilmiş ve Furuğ’u tanımaya yardım etmediği öne sürülmüştür. Onlara göre, Furuğ bunca yıl sonra çok özel olarak kaleme aldıklarının herkesin okuyabileceği şekilde yayınlanacağını bilemezdi.”

Bu mektupların yayınlanmasının ardından ve kopan tartışmalar çerçevesinde Ebtekar gazetesinin yapmış olduğu görüşmede İbrahim Golestan, bu mektupların tarihi belgeler olduğunu ve kendisinin onları Bayan Milani’ye verdiğini söylemiştir. “İbrahim, ‘İki insanla başkaları ilgilendiğinde artık özel yaşamın mahremiyeti kalmaz. Özel yaşam mahremiyeti kişilerin anladıkları ya da anlamadıkları şeylere karşı korkularından kaynaklanır. Özgür ve düşünen bir insan için özel yaşamın mahremiyeti önemli değil. Özel mahremiyet kimse için yoktur, isteyen istediğini söyler ve böylece bir dönemin uygarlığı oluşur,’ demiştir.

“Tabi, Golestan Bey bunları söylüyor ama örneğin kendisi asla Furuğ’a yazığı mektupları yayınlamamıştır ve kendisinin Furuğ’a karşı duyguları hakkında açık bir şekilde söz etmemiştir. Otuz sene geçmesine rağmen, 2007 yılında Abbas Milani ile geçirdiği üç saatlik oturumda bile, İbrahim Golestan bir projenin tarihi ve Furuğ ile ilgili ilk kez konuşmuş, ancak Furuğ’la olan ilişkisinin özel hayat olduğunu ileri sürmüş ve ses kaydına bile izin vermemiştir.

Herhalde Furuğ’un ailesi bu mektupların yayınlanmasından hiç de memnun değiller ve onları Furuğ’un özel hayatına ve mahremiyetine müdahale olarak kabul etmekteler.”

Diğer yandan 20 Ekim 2016 tarihinde Tabnak gazetesi Furuğ Ferruhzad’ın kız kardeşi Puran ile konuyla ilgili bir söyleşi gerçekleştirdi. Puran, bu mektupların yayınlanmasını çok çirkin bir girişim olduğunu ve Ferruhzad ailesinin onayı alınmadan yapıldığını belirtmiştir.

Tabnak’in belirttiğine göre, “son zamanlarda Furuğ ile Golestan’ın arasındaki ilişkinin üzerindeki sır perdesini kaldırmak için çıldırasıya bir çaba göze çarpmakta. Golestan’ın ailesi bu tür sorunların gündeme getirilmesinin Golestan’ın eşini rahatsız ettiğini belirtmiştir. Puran konuyla ilgili olarak şunları söylemiştir: ‘Bayan Milani saygın biridir ve biz uzun zamandan beri tanışırız ve dostluğumuz var, ancak Furuğ gibi birinin özel hayatını bu şekilde sergilemek çok çirkin bir iştir. Böyle bir işe girişeceksek öncelikle kendimize sormalıyız, gelecekte bizim de özel hayatımızla ilgili olarak ve yaşamımızdaki sırları bu şekilde ve ailemizin onayı olmadan yayınlanması hoş olur mu? Perdeleri yırtmak bence güzel değil. Furuğ bir şairdir ve onun hakkında konuştuğumuzda onun şiiri konuşulmalı özel yaşamı kıyıda ve kenarda kalmalı. Bu tür konuları alevlendirmek onun şiirini kenara ve kıyıya sürükler. Edebiyatta şiirin kendisine dikkat edilir şairin kendisine değil. Biz Sadi, Hafız ya da Mevlana’nın yaşamlarına girmek istersek ve oraları irdelersek, belki de onlar hakkındaki düşüncelerimizi değiştirecek konulara rastlarız…/ …/ Hepimiz evlendik, boşandık ve yaşamımızda inişler çıkışlar olmuştur. Benim on beş yaşındayken bir erkek çocuğa yazdığım bir mektubu açık etmek neye yarar? İnsanlar sürekli tecrübe ederler ve hata yapmaları da mümkün. Öyleyse kişilerin özel hayatlarının –hem de bu şekilde- yayılmasını mantıklı bulmuyorum ve bunu Furuğ’un şiir karakterine düşmanlık olarak algılıyorum. Bu iş ya dikkatleri çekmek için yapılmıştır ya da ticari faaliyet nedeniyle ve bence temel içgüdü ticarettir. Umarım bu ticaretler durur ve Furuğ’un özel hayatı bırakılır ve onun şiir üzerine durulur!'”

furug-sahne
Furuğ Ferruhzad, Golestan Stüdyosunda bir film çekimini yönetirken.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s