Kafkas Tebeşir Dairesi‘nden, Gruşa’nın savaşa giden askere şarkısı:
Sakince git savaşa asker
Kanlı savaşa, acı savaşa
Geri döneni olmayan savaşa.
Kafkas Tebeşir Dairesi‘nden, Gruşa’nın savaşa giden askere şarkısı:
Sakince git savaşa asker
Kanlı savaşa, acı savaşa
Geri döneni olmayan savaşa.
Bilsen ötesi aydınlık çizginin
Delice yakardın eski şiirlerini
Bir tutam bulut iki damla yağmur için
Yeniden sevinirdin içten içe
Bilsen ötesi aydınlık çizginin
Bu hal senin halin değil
Bütün gücünü yitirmiş
Bu hal senin halin değil
Yaşamanın kendisini yitirmiş
(Gülten Akın, Yitikler Gecesi)
tabutlar biçersin boyuma
boyuna bakmadan tarihe karşı cüce!
avuçlarımdaki güneşi neylersin?
ırmaklar geçer saçlarımdan
dilimde ormanlar tutuşur
hah diyelim bugün bir kasım
yarın başka kasım!
kalemim sönmeyen köz cinsinden
uyur gezer düşerse de kuyuya komşularım
ne fark eder
mavi yelken açmışım bulutlarımda
kızıl yağmur yağacak diyor cadılarım
şimdiden korkabilirsin
sen muzaffer diyelim ben yenilmiş!
(h.h.)

Bu şarkı İran’ın görkemli Şubat Devrimi sırasında dillerdeydi. Devrim yenilgiye uğratıldıktan sonra şiiri yazan, şair, senarist, gerilla Said Soltanpur düğün gecesinde Devrim Muhafızları tarafından tutuklanmış ve Humeyni rejimi tarafından kurşuna dizilmiştir!
dinlemek için aşağıdaki bağlantıyı tıklayın lütfen:
Kış sona erdi
İlkbaharlar çiçeğe oturdu
Güneşin kızıl çiçeği geldi yine
Gece kaçıp gitti
Güneşin kızıl çiçeği geldi yine
Gece kaçıp gitti
Dağlar lalelerle dolu
Şiir: Şefii Kedkeni, Beste: Ruhengiz Mirzai, İcra: Ruhengiz, Aranjman: Kambiz Roşen revan çeviri: haşim hüsrevşahi
Söyle yağmura
Yağsın bu gece
Yıkasın yüzünden
Bu bağ sokaklarının tozunu
Duruluğunda
Seher arasın diye
Sınırsızlarda
Bizim buradalığımızı
Dönüş yolunu bilmediğimiz
Kıyıların arayışında…
Sen ve ben uyanık
Görmede yitik
Ayışığından ve uykudan daha hafif
Işık deltasında akan biz
Rüzgarın dudaklarında bir şarkıyız

27 Ocak 1973 tarihinde, Vietnam Devrim Geçici Hükumeti ile barış antlaşmasını imzaladıktan sonra Vietnam’dan defolup giden Amerikan ordusu tam 7 ay öncesinde Vietnam halkının üzerine Napalm bombaları yağdırmıştı… ve çocuklar. Her zaman sermayenin çıkardığı savaşların en masum kurbanları durumundaki çocuklar! Ve onların arasında 9 yaşında bir kız bağırarak koşuyor. Bütün vücudu napalm bombası ile yakılmış, cildi haşlanmış gibi soyulan Kim Phuc!
Kim şimdilerde 52 yaşında, Toronto yakınlarında eşi ve iki kız çocuğuyla yaşamakta. Vietnam savaşında elbette Vietnam halkı 30 seneyi aşkın bir süre içinde saldırgan Fransa ve Amerika devletlerinden çok acılar çekmiştir. Bilinen ve bilinmeyen nice vahşetler yaşanmıştır. Ancak Vietnam Devriminin zaferini getiren o kız çocuğunun çığlığı hala dünyanın kulaklarında çınlıyor.

AY SONU KUŞLARI
Güzelliği çarmıha gerdik kaz kanatlarında
Kuğu boyunlarında kaskatı
Kurşun yarası gözlere
Bölük-pörçük bir cam örttük
Göl kıyıları serin ve ıslak
Islak gagalı ördekler ve çirkin ayakları
Güzelliği dinletir kanat-kanat
Kanar duvarlarda ördek sorguçları
Serinledik
Av sonu kuşları salon salon
Ki belki bir lokma et bir aça
Aça aça kanatlarını bir kuğu çirkin
Çirkine adanmış milyonla mumya
Sonra
Ölü kuşlara kanat
yağmur istemem
susuz öleyim
taş yağsın toprak
alev dökülsün
senin ateşine ortak!
sorarım sana ey fitne
hangi toprak kapatacak kinini
hangi alev öfkeni
ey tarihin en çirkin melaneti!
bu sürüklenen benim tarihimdir
bu kurşunlanan benim Simurg
bu mezarı adsız kalan benim ellerimdir
sırtından hançerlenen benim Kerbela!
kalemler kırarım ağıdına serinleyecekse düştüğün ateş
kanlı teleklerini çocuklarıma dağıtırım
hançereler tan atarken senin mersiyene
ah böyle mazlum düşmemeliydin
dudakların son sözcüğünü söyleyecek hep
toprak renkli suskun dudakların…
böyle kısıp gözlerini bakma
daha öpülecek çok kirpiğin var!
(h.h.)

Türkiye’de İran’ın Farsça edebiyatı ile ilgilenen birçok edebiyatçı, yazar ve akademisyen var. Eleştiri, inceleme, araştırma makaleleri ve çevirileri ile kuşkusuz önemli ürünler vermişler ve vermektedirler. Ancak kimi yazarların Farsça ilk isimlerin yazılışında, oldukça basit ve bir o kadar da özensiz ve gülünç hataya imza attıklarına tanıklık ediyorum. Nicedir bu notu düşmek istiyordum, kısmet bugüneymiş.