Kirli Ellerinizi Müslüman Halkların Üzerinden Çekin!

Kirli ellerinizin, kirli ruhlarınızın ortaya koyduğu kirli oyunlarınız ve kirli savaşlarınız sonucunda yüz binlerce masum insanın kanı dökülüyor… Irak’ta 1 milyon insan öldürdünüz doymadınız, Afganistan’da yüzbinleri öldürdünüz doymadınız, Libya’da, Tunus’ta, Mısır’da, Somali’de, Bosna’da, Gazze’de, El Halil’de, kısacası bütün Müslüman Topraklarda milyonları katlettiniz doymadınız… Şimdi Suriye’de kompololarınız, provakasyonlarınız, kirli oyunlarınız masum canları alıyor! Daha ne kadar kan dökmeniz gerek gözünüz doysun diye? Kaç milyon daha katletmeniz gerek kirli ruhunuz dinsin diye?

Biliyoruz… sizin dünya halklarının zenginliklerine çöreklenmek için işeleyeceğiniz cinayet ve dökeceğiniz kan siz var oldukça devam edecek… her akşam bardaklarınızdan Müslüman ve Masum insan kanı içiyorsunuz ve tabaklarnızda masum insan eti var!!

Ama unutmayın her karanlığın sonu aydınlıktır… bir gün kandırdığınız insanlar size karşı ayaklanacaklar ve hesap soracaklar… Kıyamet burada kopacak, mahşer kübra olacak ve divan kurulacak! Hiç şüpheniz olmasın, döktüğünüz bu kanların hesabı sorulacak… döktüğünüz bu kanlar okyanusa dönüşüp dalgalanacak… öyle dalgalar ki Nuh’un fırtınası onun yanında oyuncak! Nil yarılacak ve bu kez dünya emekçilerinin ve mazlum düşürülen Müslüman halkların kanını emen günümüz Firaunlarını boğacak!

Bugün-yarın provakasyonlarınız işleyecek, Suriye’ye saldıracaksınız, yüzbinleri katledeceksiniz, bir müslüman ülkeyi daha işgal edeceksiniz, arkasından vahşi sırtlanlar gibi saldırıp Türkiye’yi parçalayacaksınız, İran’ı parça parça edeceksiniz… olabilir!!!! Ama unutmayın ve şüphe etmeyin, bu halklar binlerce senedir çokça yıkılmış ve kalkmıştır… yine kalkacak! Ve kıyamet işte o zaman kopacak!

syria

yolum ince ve uzak…

Gecem karanliktir, yolum ince ve uzak
Sen yoksun evim sessiz ve sagir

Senin gururun ayirdi bizi
Askin olumunun vebali gururunun boynuna

Canim sikiliyor, daraliyorum, daraliyorum
Gozlerim islak, dudaklarim kapali, tenim soguk

Bilmiyorum, bilmiyorum sevgilim
Hangi el ayirdi bizi

Unutma, birgun er veya gec
Islak gozlerle tekrar yanima gelirsin

O gun ister yakin olsun ister uzak
Pismanligin sana faydasi yok

شـبم تاریک ، رهم باریک و دوره
تو نیستی خونه ی ما سوت و کوره

غرور تو ما رو از هم جدا کرد
گناه مردن عشق از غروره

دلم تنگه دلم تنگه دلم تنگ
چشام گریون، لبم بسته، تنم سرد

نمی دونم، نمی دونم، عزیزم
کدوم دستی ما رو از هم جدا کرد

یادت باشه، یه روزی دور یا نزدیک
با چشم تر میای پیشم دوباره

ولی اون روز چه دور باشه، چه نزدیک

پشیمونی برات سودی نداره
پشیمونی برات سودی نداره…

ve o koyunlar!

Dedim ki, “Koyunlar vardı. Çok mutluydular. Gönülleri, içleri öyle rahat öyle rahattı ki! Cennetin esrik, misk kokusu sarhoş etmişti onları adeta. Yavru serçeler bile onlara imreniyordu. Bir gün koyunlaştırıldıklarını fark eden koyunların birlikte, “Aaaah… baş eğmelerimiz bizi salhane yolcusu yaptı!” dediklerini duydular. Ve onlar koyun sürüsü içinde na-koyunlardı artık çobanlarının ve kasaplarının gözlerinin içine dik dik bakabilen…”

Dedin ki “Ne oldu sonra dedin?”

İşte bu kadar!

koyun-uçurum