Bensiz gitme!

Beğeneceğinizi umduğum Hamid Hirad’ın bu icrasını aktarıyorum. Şiirlerin bir bölümü Mevlana’ya aittir.

Parçanın adı: Xoda, (Hüda, Tanrı)

Yarı gece vurdum sokaklara gittim içmelerimin peşine

Meyhane kapısına vardım sevdamın peşine

Dün gece gördüm meyhane kapısında sıralar var aşıklardan

Ah Tanrım ben size varmışım mey şarap içmeden

Ya rab Sevgilim aşkının hüznünden sonunda deli oldum

Kendimden oldum meyhanenin yolunun tuttum

O kadar mey içeyim ki sarhoş olup harap olayım

Ne dost tanıyayım artık ne kadeh ne şarap tanıyayım

Hoş süzülerek gidiyorsun ey canımın canı bensiz gitme

Süzülen servimsin canımda gönlümde bensiz gitme

Bu dünya seninle güzeldir o dünya seninle güzel

Bu dünyada bensiz olma o dünyaya bensiz gitme

Yaaaaar

Caaaaan

Sızlayan kalbimin munisi sen

Ey sen ki varım yokum oldun

Ya rab ya rab ya rab ya rab

Dur duraksız kalbimin merhemi sen

Ey sen ki varım yokum oldun

Ya rab ya rab ya rab ya rab

Ya rab ey gönül sevdan bana sabır direnç verir

Itırın senin seher vakti hüzünden kurtarır beni

Ya rab bu gece yağmur çiselemesi yaz bana

İki üç gece sokaklarda başı boş dolaşmasını yaz bana

Ya rab bu gece yağmur çiselemesi yaz bana

Hoş süzülerek gidiyorsun ey canımın canı bensiz gitme

Süzülen servimsin canımda gönlümde bensiz gitme

Bu dünya seninle güzeldir o dünya seninle güzel

Bu dünyada bensiz olma o dünyaya bensiz gitme

(Farsçadan çeviri: h.h.)

Zalimi yaratan mazlumdur: Sıfır Ritim Deneyi

Yıl 1974. Deneyi yapan Marina Abramoviç. Sonuç: İnsanlar vahşet yaratmada birbirini tetkikler (yığın taşkınlıklarında olduğu gibi) ve birbirine güç verirler. Ancak esasta mazlumum tepkisiz kalması bütün olayları geliştirir.

İlk videoda Mirina deneyimini anlatıyor, ikinci videoda (2011) diğer performansını sergiliyor.

Bu deneyimleme hakkında birçok yazı yazılmıştır. Buraya tıklayabilirsiniz

Seher Kuşu

Seher Kuşu. Şiir: M. Taki Bahar (Melikişşüera Bahar), Müzik: Morteza Neydavud, Söyleyenler: Homayun Şeceryan (İran), Abir Nehme (Lübanan)

Acımı tazele

Ateş püsküren ahınla bu kefesi

Kır, alt üst et

Ey kanatları bağlı bülbül kafes köşesinden kalk

İnsanoğlunun özgürlüğünün şarkısını söyle

Bu toprak yığını yeryüzüne bir solukla

Ateş düşür, alev eyle!

Zalimin zulmü, avcının cevri

Yuvamı dağıttı

Ey Tanrı, ey felek, ey tabiat

Bizim karanlık gecemizi seher eyle! 

(Ç: h.h.)

Ey Hüzünlü Doğulu!

Bu şarkıyı Furuğ Ferruhzad’ın evlatlık edindiği Hüseyin Mansuri ile Eendo, Feridun Ferruhzad’ın anısına söylemişler. Bir Yunanistan melodisinin üzerine İrec Cenneti A. sözlerini yazarak aranje etmiştir. İlk kez Feridun Ferruhzad tarafından seslendirilmiştir.

Şiir: İrec Cenneti Atai

Ey hüzünlü doğulu, güneş seni görünce
Yağmurlu şehirde senin rayihan yayıldı
Gece yolunu kaybetti senin saçlarında
Özgürlük güneşi senin gözlerinde güldü

Okumaya devam et “Ey Hüzünlü Doğulu!”

yeryüzü şarkısıdır söylediğim!

Hepimizin yüreğinde bir şarkı var… güzellikten yana, insanlıktan yana, özgürlükten, eşitlikten, mutluluktan yana… yağmurun bonkörlüğünde bir şarkı:

uzun yıllardan beridir yeryüzünün bu şarkısının yolunu beklemişim!

Şiir: Langston Hughes
İngilizceden Farsçaya çeviren: Ahmed Şamlu
Farsçadan Türkçeye çeviren: Haşim Hüsrevşahi
Beste ve icra: Kamkaran

18 Mart 1871 için!

Tarih sadece sömürenlerin kendi aralarındaki savaşların ve bu savaşlar sırasında öldürülen suçsuz insanların ve yok edilen kentlerin tarihi değil. Tarih aynı zamanda Spartakus’un Roma imparatorluğuna karşı başkaldırışı ile simgelenen kölelerin ayaklanışı ve “Özgürlük” diye bağırmalarıdır da.

Tarih aynı zamanda Fransa’da bir avuç ultra zenginin milyonlarca aç, işsiz, çaresiz ve bastırılmış halka egemen olan çürümüş ve kokuşmuş sömürü düzenine karşı 18 Mart 1871 Paris emekçileri ve yoksul halkının ayaklanışı, insan toplumlarının yeni bir düzene geçiş olasılığının olduğunu gösteren karanlıkta parlayan Paris Komünü kanlı pırlantasının serüveninin de kayda geçişidir.  Paris Devrimi ince ince okunmalı. Nasıl başladı, neler oldu ve nasıl yenildi…

Okumaya devam et “18 Mart 1871 için!”