senin yeşil saçlarını okşuyorum
kızıl dişlerinden öpüyorum
bunca telaş neden diye şaşıyorum kendime
Yazar: Haşim Hüsrevşahi
seni itirdiyim günden!
üreyimi dağlasam
gözlerimi bağlasam
için için ağlasam
sévgime yas saxlasam…
bir kez daha: sensiz ölürem!
sensiz yaşanılmır gündüzüm gécem
sene qovuşmazsam dağılmış közem..
arzum bir ömürdür qelbine köçem
seninle yaşayıb seninle ölem
…
éşitsen bir ağaç yanır o menem o menem
görsen bulud susuz qalıb o menem o menem
éşitsen bir deli ağlayır o menem o menem
iki gören gözüm sensiz ölürem
éşitsen bir ağaç yanır o menem o menem
görsen bulud susuz qalıb o menem o menem
seni deliler tek séven var o menem o da men
iki gören gözüm sensiz ölürem… gel, gel!
Behramoğlu-Caymaz Söyleşisi
Enver Aysever’in Aykırı Akademi 10 Nisan 2014 tarihli sayfasında yayımlanan bu söyleşiyi yaymadan edemedim…
Bu köpek neye dalmış, niye dalmış ki!
Kola mı? Fare ezmesi, böcek özü! Afiyet olsun!
Lütfen Kola (hangisi olursa olsun fark etmez) içmeden ve çocuklarınıza, sevidklerinize içirmeden önce bu siteye gidip geniş bilgileri okuyun:
http://internetreklamlari.blogspot.com.tr/2009/03/coca-cola.html
VEEEE bu satırları kaçırmayın:
1 bardak kolanın içinde 32 küp şeker olduğunu biliyor muydunuz? İnsanlar hala çaya yarım şeker az atıp zayıflayacaklarını zannediyorlar.
Kolaların rengini meyan kökü denen bir bitkiden sağlıyorlar. Meyan kökünü de fareler çok sever ve en çok bu tarlalarda bulabilirsiniz fareleri. Araştırmaya göre meyan tarlalarındaki araçlar bitkiyle birlikte fareleri de tarladan toplamaktadır! Makinelerin depoları kan gölüne dönmekte, fare parçaları ve bitkiyle dolmaktadır. Makinelerin deposunda işlenmek üzere fabrikalara götürülür. Yani içtiğiniz kola, asitli fare suyu.Bunun üzerine dava açıldı ama firma kazandı. Dezenfekte ediliyormuş güya… Yediğimiz ayçiçek yağlarını pirelenirken içine ne kadar fare girdiğini ve beraberce suyunun çıktığını biliyor musunuz?
Ayrıca bir bardak kolanın içine bir kemik parçası atın 3-4 gün bekletin, kemiğin lastik gibi olduğunu görürsünüz.
(Kaynakça:
http://enguzelyazilar.com/saglik/haydi-kola-icin.html

| 31 Mart 2009 Salı 00:43 Güncellenme Tarihi 7 Aralık 2013 Cumartesi 01:04 Büyük bir hızla yayılan ‘Cola Rezaleti’ adlı bir mail var. Mail aşağıdaki gibi, bu iddia ya inanıp inanmamak size kalıyor… |
Okumaya devam et “Kola mı? Fare ezmesi, böcek özü! Afiyet olsun!”
Sardunya’ya Ağıt
ikindiyin saat beşte
baş gardiyan rıza başta
karalar bastı koğuşa
ikindiğin saat beşte
kes sesini! senin timsah gözyaşlarına saygım yok!!
– Merhaba! Konuşmanız süresince, birçok gönderi yaparak, Yahudileri, genel olarak değil, özellikle de sizin konuşmanızı dinleyenlerin bir bölümünü Nazilerle kıyasladınız. Bu, Almanlar için son derece yaralayıcı… Bu gerecekten Auschwitz’de ve Nazi savaşlarında zulüm görmüş Yahudiler için de son derece incitici!
– Ben artık buna saygı duymuyorum! Gerçekten duymuyorum. Ben bu timsah gözyaşlarını sevmiyor ve saygı duymuyorum… sakin olun… lütfen bitirmeme izin verin! İzin verin bitireyim! Dinleyin Beyefendi! İzin verin bitireyim! İzin verin… Beyefendi, Beyefendi! Ben yabancı dinleyicilerin önünde soykırım kartını oynamayı sevmiyorum. Ama şu andan itibaren kendimi buna mecbur bırakılmış hissediyorum. Benim rahmetli babam Aushcwitz ölüm kampındaydı. Rahmetli annem… lütfen kes sesini! Rahmetli babam Aushwitz’deydi. Rahmetli annem Majdanek toplama kampındaydı… ailemin bütün üyeleri… ve babam öldü… ve babam öldü… hem anne hem baba tarfından ailem katledildi. Annem de babam da Varşova gettosu ayaklanmasındaydı. Ve Tam da bu nedenden dolayı annemle babamın bana ve iki kardeşime öğrettiği ders doğrudur! İsrail’in Filistinlilere karşı işlediği savaş suçlarına karşı suskun kalmayacağım. Hiçbir şeyin onların işledikleri zulümlerinden ve cinayetlerinden ve uyguladıkları bu kıyımı, bu vahşiliği, evlerini başlarına yıkmalarını haklı çıkarmaya çalıştıklarından daha iğrenç olduğunu düşünemiyorum! İşte bundan dolayıdır ki bunları gözyaşlarıyla örtbas etmeyi, sindirmeyi ve caydırmayı reddediyorum! Eğer sende gerçekten bir kalp olsaydı bugün Filistinliler için ağlardın, İsrail için değil!
(h.h.)
Şeyh bir fahişeye dedi sen sarhoşsun
Şeyh bir fahişeye dedi ki sen sarhoşsun
her an bir başkasına koyulmuşsun
Dedi ey şeyh doğru ne dediysen ben oyum
ama sen gösterdiğin gibi mi olmuşsun?
(h.h.)
Not: Kimine göre bu dörtlü büyük düşünür Ömer Hayyam’a aittir.



