Kategori: Hepsi
They Rush to Kill Another Hundreds of Thousands of Innocent People…
Kim savaşın acılarını çekmek isityor? Parmak havaya!
Kim savaşın acılarını çekmek isityor? Parmak havaya!
Hayır! Şaka bir yana. Ölümün şakası olmaz çünkü! Hele çocukların, masum insanların, filinta gençlerin bombalar altında parçalanmalarının hiç ama hiç şaka kaldıracak yanı yok! Öyleyse insanoğlunun yaşadığı en acı deneyimden söz edellim ve soralım II. Dünya Savaşı sırasında yaklaşık 50 milyon insan katledilmiştir. Niçin?
Yanıt çok basittir: Sermaye ekonomik krizlerden kurtulsun diye ve büyük sermayeler dünyayı yeniden paylaşsınlar diye!
Savaşlar sırasında insan kanı sel olup akarken birilerinin o uçaklardan, füzelerden, bombalardan, kurşunlardan ve… para kazandığını düşünebiliyor musunuz? O silahlar kimin parasıyla yapılmakta? Yanıt çok basitti: O silahlar, cepheye sürülen ve ölen insanların paralarıyla yapılıp satılmakta, satın alınmakta!
Sermayenin kurtuluşu için katledilen 50 milyon insan arasında kaç büyük sermaye sahibi fabrikatör, onun çocuğu ya da kaç ülke lideri veya onun çocuğu ölmüştür? Bir? Üç? Beş?
Dünya savaşları ve sermayenin tezgâhladığı, kışkırttığı ve sürdürdüğü diğer savaşlar sırasında halkın çektiği acılar neden gündeme getirilmez? Acaba cepheye giden asker mi bulunmaz yoksa halk savaş çıkaranların göğüslerine yumruğunu dayar da kocaman bir HAYIR diye haykırır diye mi?
Behey insanlar! Madem onlar sizi uyutmaya çalışıyor, siz birbirinizi uyandırın ve dünya savaşları ve sermayenin çıkardığı ve hala da çıkartmakta olduğu savaşlarda çekilen acıları yüreğinizde duyun! Ağlayacaksanız bombalar tepenize yağmadan şimdi ağlayın… Savaşa dur diyecekseniz çocuklarımız cephelere sürülmeden once dur deyin!
Savaşa hayır demek, savaş acılarını çekmek istememek insani bir duygudur, bir erdemdir.
Son basit bir soru: Tüm bu silahlar ne işe yarar? Yanıt çok basittir: İnsan öldürmeye! Bu ölümler kimin işine yarar? sialh Tüccarlarının!… sorulara devam edebilirsiniz kendi yanınızda… tekrarlmak gerek:
Kimse savaşlarda çekilen o acıları unutmasın!
Suriye insyacılarının infazları Savaş Suçudur!
Dikkat Şiddet görüntüleri var! 18 yaşından küçükler izlemesinler.
Syrian rebel execution could be ‘war crime’
- Date: August 2, 2012
J. DAVID GOODMAN
Human rights groups protest shocking video of Free Syrian Army rebels carrying out an execution in Aleppo
http://www.smh.com.au/world/syrian-rebel-execution-could-be–war-crime-20120802-23h2s.html.
Suriyedeki isyancılar Savaş Suçlusu!
Syrian rebels accused of war crimes
Suriyeli İsyancılar Savaş Suçlusu olarak itham edildiler
Human rights groups have accused Syrian rebels of war crimes for carrying out summary executions and imposing arbitrary justice on hundreds of regime detainees consigned to makeshift prisons.

Suriye’deki katil çeteler mahkum edilmeli!
Savaş suçluları olarak Suriye İsyancıları da Mahkum Edilmeli!
War crimes by Syrian rebels must be condemned too
The US and Britain must make it clear that human rights abuses by Syrian rebels will endanger the support of the west
http://www.theguardian.com/commentisfree/2012/aug/10/human-rights-abuses-syrias-regime-condemned

UN: Syrian Rebels Suspected of War Crimes
Kirli Ellerinizi Müslüman Halkların Üzerinden Çekin!
Kirli ellerinizin, kirli ruhlarınızın ortaya koyduğu kirli oyunlarınız ve kirli savaşlarınız sonucunda yüz binlerce masum insanın kanı dökülüyor… Irak’ta 1 milyon insan öldürdünüz doymadınız, Afganistan’da yüzbinleri öldürdünüz doymadınız, Libya’da, Tunus’ta, Mısır’da, Somali’de, Bosna’da, Gazze’de, El Halil’de, kısacası bütün Müslüman Topraklarda milyonları katlettiniz doymadınız… Şimdi Suriye’de kompololarınız, provakasyonlarınız, kirli oyunlarınız masum canları alıyor! Daha ne kadar kan dökmeniz gerek gözünüz doysun diye? Kaç milyon daha katletmeniz gerek kirli ruhunuz dinsin diye?
Biliyoruz… sizin dünya halklarının zenginliklerine çöreklenmek için işeleyeceğiniz cinayet ve dökeceğiniz kan siz var oldukça devam edecek… her akşam bardaklarınızdan Müslüman ve Masum insan kanı içiyorsunuz ve tabaklarnızda masum insan eti var!!
Ama unutmayın her karanlığın sonu aydınlıktır… bir gün kandırdığınız insanlar size karşı ayaklanacaklar ve hesap soracaklar… Kıyamet burada kopacak, mahşer kübra olacak ve divan kurulacak! Hiç şüpheniz olmasın, döktüğünüz bu kanların hesabı sorulacak… döktüğünüz bu kanlar okyanusa dönüşüp dalgalanacak… öyle dalgalar ki Nuh’un fırtınası onun yanında oyuncak! Nil yarılacak ve bu kez dünya emekçilerinin ve mazlum düşürülen Müslüman halkların kanını emen günümüz Firaunlarını boğacak!
Bugün-yarın provakasyonlarınız işleyecek, Suriye’ye saldıracaksınız, yüzbinleri katledeceksiniz, bir müslüman ülkeyi daha işgal edeceksiniz, arkasından vahşi sırtlanlar gibi saldırıp Türkiye’yi parçalayacaksınız, İran’ı parça parça edeceksiniz… olabilir!!!! Ama unutmayın ve şüphe etmeyin, bu halklar binlerce senedir çokça yıkılmış ve kalkmıştır… yine kalkacak! Ve kıyamet işte o zaman kopacak!
yolum ince ve uzak…
Gecem karanliktir, yolum ince ve uzak
Sen yoksun evim sessiz ve sagir
Senin gururun ayirdi bizi
Askin olumunun vebali gururunun boynuna
Canim sikiliyor, daraliyorum, daraliyorum
Gozlerim islak, dudaklarim kapali, tenim soguk
Bilmiyorum, bilmiyorum sevgilim
Hangi el ayirdi bizi
Unutma, birgun er veya gec
Islak gozlerle tekrar yanima gelirsin
O gun ister yakin olsun ister uzak
Pismanligin sana faydasi yok
شـبم تاریک ، رهم باریک و دوره
تو نیستی خونه ی ما سوت و کوره
غرور تو ما رو از هم جدا کرد
گناه مردن عشق از غروره
دلم تنگه دلم تنگه دلم تنگ
چشام گریون، لبم بسته، تنم سرد
نمی دونم، نمی دونم، عزیزم
کدوم دستی ما رو از هم جدا کرد
یادت باشه، یه روزی دور یا نزدیک
با چشم تر میای پیشم دوباره
ولی اون روز چه دور باشه، چه نزدیک
پشیمونی برات سودی نداره
پشیمونی برات سودی نداره…












