Tebrizli Şems’in Makalatından Çevirdiğim bir Parça:

Sen Konuşur musun Dinler misin?

Ey efendi, adetim budur, biri benim yanıma gelse sorarım ona, “Ey efendi, sen konuşur musun yoksa dinler misin?”

Şayet, “konuşurum,” derse, üç gece gündüz dinlerim onu peş peşe, ta ki o beni bırakıp kaçar. Şayet, “dinlerim,” derse, söylerim.

Küçüklüğümde, bana şaşılası bir olay oldu. Kimsenin benim halimden haberi yok, babam beni bilmez.

O derdi bana, “Evvela ki sen deli değilsin. Bilmem ki ne yoldur senin. Riyazet terbiyesi de değil…” ve falan filan!

Dedim ki ona, “Benden bir söz duy! Seninle benim aramdaki şuna benzer ki ördek yumurtasını ev tavuğunun altına koymuşlar. Kuluçkaya yata ve ördek yavruları çıkara. Ördek yavruları yumurtayı kırmışlar, anneleriyle su kenarına gelmişler ve suya girmişler. Anneleri evcil tavuktur. Suyun kıyılarında dolaşır, suya girmeye imkân yok. Şimdi, baba, ben deniz görüyorum bineğim olmuş ve benim vatanım ve halim bu işte. Şayet sen bendensen ya da ben senden, gir bu denize, şayet değilsen git evcil tavukların yanına! Bu ise seni asmaktır.”

Okumaya devam et “Tebrizli Şems’in Makalatından Çevirdiğim bir Parça:”

Furuğ’un doğum gününe!

kızıl gül
kızıl gül
kızıl gül
 
o beni kızıl gül bahçesine götürdü
ve ıstıraplı saçlarıma kızıl gül taktı karanlıkta
ve sonunda
kızıl gül yaprağı üstünde benimle yattı
 
ey felçli güvercinler
ey adetten kesilmiş deneyimsiz ağaçlar, ey kör pencereler
yüreğimin altında ve derinliğinde uyluklarımın, şimdi
kızıl bir gül sürgün vermede
kızıl gül
kızıl
bir bayrak gibi
ayaklanmada
 
ah, ben gebeyim, gebeyim, gebe

(yaralarım aşktandır, h.h.)

furuğ-4

Mandela! Ah Mandela! Biz seni çok sevdik!

Mandela… ah Mandela! Seni ne kadar da çok sevdik! Irkçılığın dipçikleri inerken, kurşunları yağarken, demir parmaklıkları sürülürken senin her daim kırılmayan iradeni sevdik, yumruğunu sevdik, gülüşünü sevdik, dimdik duruşunu sevdik! Biz senin bize emperyalizmin, siyonizmin ve bütün ırkçılıkların arkasında yatan çirkinlerin suratını göstermende, Aprtheida karşı yürüttüğün mücadelende devdik. O kara kıtanın, kara toprağında, kara insanların kara yazgılarını değiştirmeye kalkışını, haykırışını, zaferini ve aydınlık yüreğini sevdik… Ah Mandela biz seni diğer senin sülalenden olan Lumumba’yı sevdiğimiz gibi sevdik, Malcom X’leri, Martin Luther Kingleri sevdiğimiz gibi, Kara Panterler’i, Zapataları, Che’leri sevdiğimiz gibi sevdik, Allende’yi, Hoşi Min Amcayı, Gandhi’yi sevdiğimiz gibi sevdik seni… Biz seni çok sevdik kardeşim… hep de seveceğiz! Güle güle!

(h.h.)