Derin Acıdayız!

Şu anda gazeteler 201 canın hayata gözlerini yumduğunu yazıyor… Birisi “Güzel öldüler” demişti önceki ölümlerde, şimdi ise birisi “Tatlı ölüm!” diyor! Lanet olsun! Tatlı ise, güzelse siz gömülün o tatlığa ve güzelliğe ! Canlarımız! Nur içinde yatın! Ne zaman evimiz ısınsa sizin soğuk kara bakışlarınız takılacak gözlerimize! Özelleştirilerek bir Holding’in insaf(sızlığı)na ve taşeron firmanın pençelerine bırakılan bu işçilerin ailelerinin acısını nasıl dindirecekler?!!… Neden Ulusal Yas ilan edilmiyor hala?

kömür
Yanan sizsiniz canlar!

neredeysen işte o burasıdır!

kızılderili-1

kımıldama
ilerdeki ağaçlar ve yanı başındaki çalılar kaybolmamışlar

neredeysen işte o burasıdır
ve sen ona karşı güçlü bir yabancı gibi davranmalısın

onu tanımak ve ona tanınman için izin almalısın ondan
orman solumakta. dinle. yanıtlıyor
“ben bu yeri senin çevren için yaptım
bırakıp gidersen bunu, belki dönüp gelirsin ve ‘burası’ dersin”

kuzgun için iki ağaç aynı değil
çalıkuşu için iki dal aynı değil
şayet bir ağaç ya da bir çalı kaybolursa sende, mutlaka sen de kaybolmuşsun demek

kımıldama
orman nerede olduğunu bilir
bırakmalısın o seni bulsun.
burada, birçok Kızılderili vardı yine
burası ki onlar çoktular, sadece birisi iyi bilirdi Ruh Dağlarını
belki de bunlar benim uzun zaman önce söylediklerimdir,
onlar ki Ruh Dağları’nı bilirlerdi, ancak belki de kimse onlar hakkında konuşmamıştır.

(Bir kızılderili şiiri, inglizceden çeviri: h.h.)

bir kez daha: sensiz ölürem!

sensiz yaşanılmır gündüzüm gécem
sene qovuşmazsam dağılmış közem..

arzum bir ömürdür qelbine köçem
seninle yaşayıb seninle ölem


éşitsen bir ağaç yanır o menem o menem
görsen bulud susuz qalıb o menem o menem
éşitsen bir deli ağlayır o menem o menem
iki gören gözüm sensiz ölürem
éşitsen bir ağaç yanır o menem o menem
görsen bulud susuz qalıb o menem o menem
seni deliler tek séven var o menem o da men
iki gören gözüm sensiz ölürem… gel, gel!