bana gelirseniz!

Bir arkadaşın isteği üzerine daha önce çevirmiş olduğum bir Sohrab Sepehri şiirini veriyorum:

bana gelirseniz şayet
hiçistandayım!
hiçistanın arkasında bir yer var.
hiçistanın arkasında havanın damarları
toprağın en uzak yığınında açan çiçeklerden
haber getiren habercilerle doludur.
kumlar üzerinde,
şakayık miracı tepelerine yol alan
zarif atlıların toynaklarının izleri var.
hiçistanın arkasında istek şemsiyesi açıktır:
susama meltemi bir yaprağın dibine koşsun diye…
yağmurun çanları çalınır
insan burada yalnızdır
ve bu yalnızlıkta
bir narvan karaağcın gölgesi sonsuza değin akmakta.
bana gelirseniz şayet
yavaş ve yeğni gelin
yalnızlığımın ince porseleni
çatlamasın…

(Ç: h.h.)

Bir sonraki Einstein belki de 27 yaşındaki İranlı kadındır!

The Next Einstein May Be A 27-Year-Old Iranian Woman

She’s called Zahra Haghani and you can read her paper, “Matter May Matter” online. I’ll avoid summarising because, well, it’s way beyond my rudimentary understanding of physics. But what Sparrho has done is analyse her writing, and determined that she was one of several writers who were statistically most similar to Einstein.

http://www.forbes.com/sites/ianmorris/2015/03/10/the-next-einstein-may-be-a-27-year-old-iranian-woman/

Bu genç kadın fizik doktorasını Tahran’da aldı ve halen İran’ın Damgan Üniversitesinde fizik dersleri vermekte!

Ne kadar güzeldik!

Azalya ve Ölümü Gözlerinden Gördüm romanlarını ele aldığımız toplantı ne kadar güzeldi! Okurlar kendi aralarında romanlar üzerinde tartışırken romanlar adeta tekrar tekrar ne güzel yazılıyordu… Romanlardan parçalar okundu, sonra Furuğ okundu, Furuğ şiirine beste yapan arkadaşımız ne güzel seslendirdi, Ev Karadır’ı izledik. Ne güzeldik! Tekrarına karar verdik. İyi yaptık!

üzülüyorum!

Aslında neye üzülüyorum biliyor musun? IŞİD (DAİŞ) katillerini destekleyenlerinin başında gelen, kendilerinden başkalarını kâfir ve ölümü vacip bilen, sülalece İngiliz uşaklığı yapmış Suudi Vahhabi Şeyhi ölünce ulusal yas ilan edildi ancak bu halkın yetiştirdiği en gözde, en çalışkan, en örnek yazarı, asırlık çınarı, dünya edebiyatına ışık tutmuş, bu ulusun adını dünyada güzelliklerle anılmasına neden olmuş Yaşar Kemal için bir şey olmamış gibi davranıldı! O zaman o yasın adını değiştirmeli, ulusal yas değil de kişisel ya da hükümetler arası yas falan koymalı! Öyle olsun ve de bu ulusun bayrağı bir Suudi şeyhi için yarıya inmesin!

Ama Yaşar Abi, bizim kalbimizdeki bayrak hâlâ yarıya inmiş dalgalanıyor ve biz senin yasını daha güzel şeyler yaratarak güzelliklere dönüştüreceğiz, sanrım sen de böyle istersin!

yaşar

Yaşar Kemal’siz…

Yaşar Kemal’siz kalmak birden bilmediğin sokaklarda kaybolan bir çocuk yapıyor insanı!

Gölgesini toplayıp giden bir çınarın arkasından susuz bakmak gibi bir şey bu gidene bakmak!

Yaşar Kemal’siz bir dünya çok daha kahpe görünüyor, çok daha karanlık ve çekilmez!

Yaşar Kemal’siz bir dünya güzel atlıların ardı sıra toza toprağa bulanmış gözyaşlarıyla hasretine dalmak gibi bir şeydir…

Yaşar Kemal’siz bir dünyada çakallar fink atar ancak!

Biliyorum, gidişin ne zaman olsa beklenmedik olacaktı, oldu! Güle güle aydınlığı kitaplığımın!

yaşar-3

Kış gecesi düşü!

bella akhmadulina
İzabella Akhatovna “Bella” Akhmadulina (10 Nisan 1937 – 29 Kasım 2010)

Kar yağıyordu, kar üstüne
Cennetin ve yeryüzünün buz kesilmişliğine
Ne kadar derin uyuduysam o kadar büyüdüm
Çegem lalelerinin ısıtan alazlarıydı.

Kar yağıyordu. Duygular şarkı söylüyordu
Karın beyzalığından uzaklarda
Kar yağıyordu. Ağaçlar yeşeriyordu
Nasıl da yeşilsin, kış düşleri, sen!

(İngilizcesinden çevirdim)