uyuyorum şimdi…

Uyuyorum şimdi düşlerimi salacağım gözlerimden
Şimdi anlamalıyım senin dilini
Yapraklarda ve kar tanelerini avuçlarında oynatan rüzgârda
 
Çok düşündüm
Meğerse her şey bir sıfırda toplanmıştı
Ben sayılar peşinde koşarken orada
Derin bir yokluk duruyordu gerçeklerin tümünü tutarak gagasında
Yutarak bütün bükülmüş acıları
 
Ey ruhumu inciten yaşam selam olsun sana
Selam olsun sana sessiz saksılar
Ve sana ey uzaktan gelen soluk
 
Bütün çocuklar kollarında susar annelerinin bellemiştim
Bütün çocuklar ağlar sebepsiz sanmıştım
Bütün çocuklar bir bahar gibi açar pembe ve beyaz
Gözlerini acımasız ninnilere
Meğerse bir duvar beklermiş onları
Yorgun göz kapaklarımın altına sığınırken
 
Bir fırtına takmışız peşimize
Günleri devirerek
Öpmeye doyamadığımız bu masalda
Elveda demeden uçurumun kollarında
Uçurtmaları kime bırakmalı bu saatten sonra
Tavşanlar ne kadar mutluymuşlar hepimiz adına
 
Söz vermiştim bir şiir yazacağım sana demiştim
Kimsenin aklına gelmeyen dizeyi senin için yazacağım demiştim
Hep aynı yanılgının umuduna kapılarak
Oysa en güzel dize sendin gözlerimde
Dudaklarımda
Ve kağıdımın satırları arasında
 
Şimdi uyumaya gidiyorum düşlerimi alarak yanıma
Sesini bırakırsın diye son anda
Yağmur ve kar serpiştirirken bahçeye
Ey kalbimin en masum sıcaklığı
En uzaktaki yakın çarpıntısı
En deli çığlığı…

H.H.
7 Şubat 2020

shapeless dream
Woman Asleep at a Table, 1936, Pablo Picasso