Dil açma, dil öğrenme!

Geçenlerde bir arkadaşımın eşi sohbet sırasında 9-10 aylık çocuğunun dil açmaya başladığını, çok mutlu olduğunu söyledi. “Ancak,” dedi, “Anne diyeceğine Abla diyor bana.” Sordum tam olarak ne diyor? Tam olarak Aba ya da Abba diyormuş. İlginç geldi bana. Kendisine düşüncelerimi aktardım. Söylediklerimi biraz da ayrıntılandırarak burada vermek istiyorum.

Yeni dil açan/açmaya başlayan bu çocuk anne-babasından Aba sözcüğünü duymuş değildi. Kendisi uydurmuş olabilir tabi. Ya da çevresinde duyduğu Abla sözcüğünü Aba şeklinde seslendirebilir. Mümkündür. Ama düşük olasılık. Çünkü çocuğun ablası yok, Anne-babasının abla olarak çağırdıkları birisi yok yakın çevrelerinde.

Yeni dil açan çocukların “uydurdukları” birçok sözcük olabilir. Anımsarım benim küçük kız kardeşim dil açarken Farça’da Pul olan para için “Lup” derdi. Yani pul sözcüğünün ayna görüntüsünü seslendirirdi. Onun uydurduğu bir sözcük daha vardı. Küçük cisimlere “Nünne” ya da “Nünnene” derdi. Bu sözcüğün nereden kaynaklandığını hâlâ çözebilmiş değilim. Dönelim Aba/Abba sözcüğüne.

Abanın Arapçadaki ‘yünün dövülmesiyle yapılan kalın ve kaba kumaş ve bu kumaştan yapılmış yakasız ve uzun üstlük’ (Türk Dil Kurumu) anlamını bir kenara koyalım. Aba, Türkçede ve Türkçenin değişik ağızlarında ve lehçelerinde veya Anadolu Türkçesi dışındaki Türkçe grup dillerde benzer anlamları taşır. Muazzez İlmiye Çığ’ın derlediği sözcükler arasında Sümercede Aba sözcüğü -ki abba, abgal biçiminde de kullanılıyormuş- anne, büyük anne, saygın kadın anlamlarına geliyormuş. İran Azerbaycan’ında birçok şehir ve yörede olduğu gibi Anadolu Türkmenleri, Kırgız ve Kafkas Türkçesinde anneye Aba denir. Yine birçok diğer Türkçe dil gruplarında Aba sözcüğü Apa olarak da geçer. Aynı anlama gelen Ana sözcüğü de Aba ve Apa’ya benzemekte.

M.I. Çığ’ın belirttiğine göre Sümercede ama (em), kadın, dişi, anne ve yaşlı kadın anlamında kullanılıyormuş. Aba ve anne anlamında kullanılan nene, nine ve eneye en yakın sözcüklerden biri de Ebedir. Ebe, bilindiği gibi doğum yaptıran kadın, anneanne ve nine anlamında kullanılır. Anne anlamına gelen Emme ve Ene de bu gruptan sayılır. İlginçtir ki bugünkü Azerbaycan Türkçesinde Emme aynı zamanda babanın kız kardeşine denir. Bilindiği gibi bugün Türkiye’de babanın kız kardeşine Arapça olan Xale kelimesi kullanılarak Xala denir. Azerbaycan’da Xala annenin kız kardeşidir. Babanın kız kardeşi ise Bibi sözcüğüyle ifade edilir.

İran’da anadilleri Farsça ya da Türkçe olan insanlar anneye maman derler. Yine aynı insanlar çocuğu doğuran kadına (ebeye) mama derler. Mama aynı zamanda çocuğun beslendiği yiyecek maddesidir. Meme, annenin çocuğuna süt verdiği organıdır. Bu sözcük de Farslar arasında sıklıkla aynı anlamda kullanılır.

Kısaca denebilir ki Türkçe grubundaki dillerde anne anlamına gelen birçok sözcük mevcuttur. Ancak temel soru şudur: acaba hiçbir zaman aba sözcüğünü duymamış olan Türkçe dil ortamında gelişmekte olan bir çocuk bu kelimeyi nereden bulmuş ve kullanmıştır. Bu sözcüğün kaynağı nerede? Acaba biz doğarken bütün dilleri kendi DNA’larımızda taşıyor muyuz? Acaba hangi koşullar DNA’mızdaki bir dilin “açılmasına” yol açıyor? Bu konuda dilbilimcilerin değişik görüşleri var. Ancak dilin öğrenilmesine değil de açılmasına inanan dilbilimcilerin de görüşleri çok ilginçtir. Zaten Türkçedeki “dil açma” tanımı konuyu en güzel biçimiyle ifade etmektedir.

Bu çocuk da kendi DNA’sında taşıdığı Aba sözcüğünü anne anlamında kendiliğinden kullanmaya başlamıştır diye düşünüyorum.