iki şebboy hicranlık…

dudaklarımda senden kimse arda kalmamıştır
kaldı ki bu antika adam ölüm fermanını öyle gülerek okuyor ki
hünnap dudaklarından öpüyorum sanki
 
giderek giderek geliyor                kayıyor tan yeri omuzlarından
uçurumunda iki şebboy hicranlık
 
biliyor musun                    kıyılarımı alıp götürünce sabaha bir şey kalmaz

(ağıt kokusu geliyor, dil açmalarım, h.h.)