Ziyaret

kısa öykü

Yazan: Emir Hasan Çehelten

Farsçadan çeviri: h.h.

[İran Kısa Öykü Antolojisi, ikinci baskıya hazırlandı]

 

“Aaaaaa! Rica ederim. Hayır asla. Sizin değil, biricik Aziz’imin ölüsünü göreyim ki yol uzak, yalan söylüyor. Söyle yarın nerede yatacaksın zavallı? Ne laflar! Ben sadece bir şey söyledim, insanın içi bir şey yemeyi kaldırmıyor, içine sinmiyor. O kadar. Elinize sağlık, bir bardak su. Boğazım kurudu… elleriniz dert görmesin. Tanrı, Kevser suyu nasip eylesin. Rica ederim. Çok da iyiydi. Serin… Tanrı bunları başımıza bela etmiş. İnsanı kudurtup, vücudunu tir tir titretmesini bilirler sadece. Bir tek Allah biliyor şu anda ne hâldeyim. Yüzleştiririz. Yüzleştiririz bacım. Bu kolay. Yanına yalnız gidersek hepten inkâr eder. İnkârın duvarı yüksektir. Faydasız, yüzleştirmeliyiz. Hemen şimdi bir koşu gideriz yanına. Aaaa! Hemen döneriz. Misafirliğe mi gideceğiz ki! Yalan söylediğine inanmanızı istiyorum. Nene Sultan gelmeden döneriz. İstersen anahtarı da Nobar Hanım’a bırakırız… Nasıl isterseniz. Daha ne söyledi? Ahmet Bey’inizin ölüsünü göre… Daha ne söyledi? İnsan, dostunu düşmanını tanımalı. Daha neler, bunlar gammazlama, dedikodu sayılmaz ki! Karı yeni huylar edinmiş. Sizin, Nahid’ime yakınlık göstermenizi çekemiyor. Nerdeee sizin gibi necabetli bir hanım! Güzel yüzüne kurban olayım… Hayır, söylemedi, kendisi neler neler dedi, ben de dönüp bir tek bu lafı ettim. Nihayet laf lafı açar. Allah bilir, sizin arkanızdan neler söylüyordur.

Okumaya devam et “Ziyaret”