susuz öleyim!

yağmur istemem
susuz öleyim
taş yağsın toprak
alev dökülsün
senin ateşine ortak!

sorarım sana ey fitne
hangi toprak kapatacak kinini
hangi alev öfkeni
ey tarihin en çirkin melaneti!

bu sürüklenen benim tarihimdir
bu kurşunlanan benim Simurg
bu mezarı adsız kalan benim ellerimdir
sırtından hançerlenen benim Kerbela!

kalemler kırarım ağıdına serinleyecekse düştüğün ateş
kanlı teleklerini çocuklarıma dağıtırım
hançereler tan atarken senin mersiyene
ah böyle mazlum düşmemeliydin

dudakların son sözcüğünü söyleyecek hep
toprak renkli suskun dudakların…
böyle kısıp gözlerini bakma
daha öpülecek çok kirpiğin var!

(h.h.)

May 1871, Paris sokakları, Paris Kommünü, Çizen: Maximilien Luce

bu “i” nereden?

Türkiye’de İran’ın Farsça edebiyatı ile ilgilenen birçok edebiyatçı, yazar ve akademisyen var. Eleştiri, inceleme, araştırma makaleleri ve çevirileri ile kuşkusuz önemli ürünler vermişler ve vermektedirler. Ancak kimi yazarların Farsça ilk isimlerin yazılışında, oldukça basit ve bir o kadar da özensiz ve gülünç hataya imza attıklarına tanıklık ediyorum. Nicedir bu notu düşmek istiyordum, kısmet bugüneymiş.

Okumaya devam et “bu “i” nereden?”