Devletlerin Savaşları, Halkların Dostluğu!

15 Mayıs 2015 (dün), bir söyleşim yayımlandı. Veriyorum:

Tarih elindeki elekle peşimizden gelmekte!

Haşim Hüsrevşahi “dolunayda kızıl tef çalan kadınlar” adlı kitabıyla İranlı kadın şairlerden bir seçki hazırladı. Amacı yıllardır sesi ve dili adeta kesilmiş İran kadının bu alandaki sesini duyurmak olan Hüsrevşahi, sadece “İranlı kadın şairler değil, İran edebiyatı da iyi tanıtılmadı” diyor.
Emre Şahinler

kitap.eki@aksam.com.tr

Haşim Hüsrevşahi, hazırlamış olduğun seçkide yer alan kadın şairleri hangi kıstasa göre seçtin? 
Bu seçkiyi hazırlamamdaki temel neden on yıllardır sesi ve dili adeta kesilmiş İran kadının şiir alanındaki sesini ve sözünü duyurmaktı. Başka bir deyişle hareket noktam şairlerin bir bakıma sadece tanınmış, ünlenmiş ya da edebi alanda yerleri deyim yerindeyse garantiye alınmış “usta” kadınların şiirlerini çevirmek değildi. Seçim kıstasım çok basitti: kadın şair olmak ve yayımlanmış kitabı olmak. Ulaşabildiğim kadarıyla ulaştım. Okuyabildiğim kadar okudum. Ancak bu geniş yelpazedeki şairlerin hangi şiirlerini çevirdim sorusu farklı bir sorudur. Şiirlerin her şeyden önce çevrilebilirliğine baktım. Aşırı yerel gönderileri olan ya da sözcük oyunlarına dayalı dize yapımlarına dayalı şiirleri çevirmedim. Ayrıca çevirdiğim şiirin o şairin bana göre şairin sesine ve sözüne en yakın olanı seçmeye özen gösterdim. Tabii burada çok önemli bir sorun da vardı. Bu kadar sayıca fazla şairi çevirmeye kalkışınca, çeviri sürecinin uzun olması nedeniyle bütün şiirler o şairlerin en son şiirleri olmama olasılığını doğuruyor! Bundan kaçınmak olanaksızdır. Aksi takdirde asla bir seçki ortaya çıkmaz!

Okumaya devam et “Devletlerin Savaşları, Halkların Dostluğu!”