Ağaca vardığında seyre dur!

Sohrab Sepehri’nin Nazi adlı arkadaşına yazdığı mektuptan bir bölüm:

“… Dün mektubun geldiğinde seni görmenin çizgileri vardı yerde ve taptazeydi. “Şimran’ın” gün ortasında biz ne konuşuyorduk? Benim avuçlarım dünyanın aydınlığıyla doluydu ve sen kendi ruhunun aydın gölgesinde duruyordun. Bazen bir kuş gibi hayretler içinde yerinde durakalıyordun. 

Nazi, sen sudan daha iyisin. Sen buluttan daha iyisin. Sen tan yerine varacaksın. Sakın ayakların kaymasın. Ben senin arkadaşının, senin elinden tutarım. Süzül, zira kuşlar böyledir ve yeşillikler böyledir. Ağaca vardığında seyre dur. Seyir seni göklere çıkaracak.  Bizim zamanımızda bakmayı öğrenmemişler ve ağaç, evi süslemekten başka bir şey değil ve kimse komşunun bahçesinin çiçeklerine inanmıyor. Bağlar, bağlılıklar kopmuş. Kimse ayışığında yürümüyor artık ve bir karganın uçuşundan aymıyor kimse ve tanrıyı taraçanın merdivenleri yanında görmüyor ve sonsuzluğu sürahide bulamıyor. 

Gözlerde dal-budak yok, damarlarda gökyüzü bulunmuyor. Bu devranda ağaçlar insanlardan daha hamdır. Dağlar arzulardan daha yüksektir. Kamışlar, düşüncelerden daha doğru. Kar, yüreklerden daha ak. 

Olsun! Bir gün gelecek, benim gidip komşunun evini sulayacağım gün gelecek ve sen komşunun çamlarını selamlayacaksın ve sığırcıklar bizim uykularımıza oturacak ve insanlar ağaçlardan daha sevecen olacaklar. Şimdi üzülme, şayet dükkânlarda çiçeklerin ayaklarına onların fiyatını yazıyorlarsa ve horozu sabah olmadan kesiyorlarsa ve atı arabaya koşuyorlarsa… dilenciye kalmış yemeği veriyorlarsa sen üzülme… böyle kalmayacak. 

Kendi boylu yüksekliğinde yüksel ve tan atmasını bekle. Dünyayı okşa. Pencereyi aç. Sarmaşığı gör. Kendi gözlerinle gör. Kendi bulduklarınla yaşa. Başkalarına yaklaşman için kendine dal. Kendi iletin ol. Kendi iletini dillendir. İç-bahçesinden meyve kopar. Dalları öyle meyve dolu görürsün ki sepetler arzularsın ve senin filen için dolu, ağır dallar yeterli olacak. 

Ben bu bulutlu günde seni çağırdım. Ben seni dünyanın ortasında çağıracağım ve sesinin yolunu bekleyeceğim ve bu yalnızlık vadisinde sen akan su ol ve fısılda. Ben duyacağım.” 

Sohrab Sepehri

Tahran, 26 Mart 1963

sohrab

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s