Dönüş

Ahmed Dehgan’dan çevirdiğim bir ksıa öykü…

“Oğlunuzun Katili Benim” adlı kısa öykü kitabının yazarı Ahmed Dehgan, savaş öyküleri (sekiz yıl süren İran-ırak savaşı) olan bu kitabı hakkında yaptığı bir söyleşisinde şöyle demişti: “Ben bu kitabımda savaşa katılmış olan insanların öyküsünü kaleme aldım ve onların savaştan sonra başından geçenleri anlattım, zira inanıyorum ki onların öyküleri savaştan sonra başlar!”

Ahmed Dehgan

Dönüş

Bir alay toplanmıştık rayların üzerinde, bekliyorduk; gelsinler de bitmiş olan bu savaşın gönüllü eski askerlerini alıp yurtlarına, evlerine götürsünler diye. Hava sıcaktı, çok sıcak.

Akşam olunca hepimizi kışlanın dikenli telinin arkasına topladılar; aranacaksınız bahanesiyle eşyalarımızı yere serpip dağıttılar. Tabii, birkaç eski püskü, toz toprak içindeki haki elbiseden, rengi kaçmış bottan ve anı olarak sakladığımız birkaç mermi kovanından başka bir şeyimiz de yoktu. Savaştan ve gençliğimizden elimizde kalan ganimetler bunlardı.

“Lang Can Silver”imizin tek gözü yoktu. Süngüsünü alıp götüreceğini taa başında söylemişti. Bu nedenle de sıra ona gelince; ne yapacak diye dikenli tellerin bu yanından kırmızı bereli müfettişi dikizledik. O, Lang Can’ın elbiselerini teker teker savurdu. Sarı fanila, tek paçası olan toprak renginde pantolon ve… elini çantasına sokup süngüyü çıkarıverdi. Kırmızı bereli müfettiş omzuna vurarak usulca: “Tanrına şükret ki onu son kezdir görüyorum yoksa…” dedi.

Okumaya devam et “Dönüş”