İbni Sina’dan dörtlükler!

Mey ölümsüz ömür meyvesidir ver saki                 gençlik sermayesinin lezzetidir ver saki
Ateş gibidir yakar lakin hüznü gamı,                      hayat suyudur mey yaratır ver saki
**
Bu badiyede gerçi gönül çokça koşturdu                 kırk yardı fakat kıl kadar anlamadı
Gönülmde benim bin güneş ışıdı heyhat                  ancak ki bir zerrenin kemaline ermedi
**
Benim gibi birinin küfrü hiç kolay olmaz olmaz                imanımdan daha sağlam iman olmaz olmaz
Dünyada benim gibi bir biricik o da kafirse                       tüm dünyada bir müslüman bulunmaz olmaz

ibni sina(Farsçadan çeviri: h.h.)

bu hepimzin rivayetidir (3)

“Ben başka öykünün kızıyım. Taşıdığım sırtımdaki çantaya bak. Ya da odamın karanlık köşesinde unuttuğun bavula. Ben o hikâyeyi anlatmak için buraya kadar geldim.

Hatırlar mısın… Bülbülderesi’nin o yokuşuna gelince sana “Buraya kadar!” dedim.
Evet. Buraya kadar. Çünkü burada bir ev var. O evde bir kız çocuğu pencereye oturmuş geceyi seyreder. O gecede hep dolunay, o gecede hep bir sızıntı var. Kan sızıntısı. Bunu bir şarkı olarak duyarsın, belki bir ağıt. Belki de benim ağzımdan bir masal.

Ben ağzımı sana bağışlamıştım oysa. Soluğumu soluğuna düğümlemiştim. Ateşimi ateşine salmıştım. Sen korkak, ben hain!

Okumaya devam et “bu hepimzin rivayetidir (3)”