Arkaik Nostalji

yazan: h.h.

1928 Paris, ağabeyi İsa'nın evindeSadık Hidayet, Paris 1928

Aylak Köpek toplu öykülerine dâhil olan, Şubat Devrimi (1979) sonrasında 2005’e kadar İran’da on üç kez baskı yapan ve o yıl, basımı yasaklanan Karanlık Oda öyküsü, birçok açıdan ve bizim şu anda tartışmakta olduğumuz konular bağlamında önemlidir. Bu öykü, Hidayet’in diğer kısa öyküleriyle ve özellikle de Kör Baykuş’la ilgili tartışmalar bağlamında da önemli ipuçları barındırır. Bu nedenle uzunca bir bölümünü aktarmakta yarar var:

Râvi[1] bir otobüs yolcusudur. Yolda, gece vakti başka bir adam daha biner otobüse: “Hunsar yolunda gece vakti arabamıza binen adam, koyu lacivert pardösüsüne iyice sarılmış ve geniş kenarlı melon şapkasını alnına kadar indirmişti. Sanki dış dünyayla ve insanlarla temastan korunmak ve onlardan ayrı kalmak istiyordu. Koltuğunda koluyla kolladığı bir paket vardı. Arabada birlikte olduğumuz yarım saat süresince o, şoförün ve diğer yolcuların konuşmalarına katılmadı. Bu nedenle çok zor ve çetin bir etki bırakmıştı. Ne zaman bir araba farı ya da dışarının aydınlığı arabamızın içini aydınlatsa ben gizlice bir göz atıyordum ona; beyaz ve soluk bir yüzü; uzun, yassı burnu vardı. Kirpikleri yorgun bir durumda aşağı sarkmıştı. Dudağının iki yanında, onun güçlü iradesini gösteren iki derin kıvrım görünüyordu. Başı sanki taştan yontulmuştu. Bazen sadece dilinin ucuyla dudaklarını yalıyor ve düşünceye dalıyordu.

Okumaya devam et “Arkaik Nostalji”