Kerbela’nın Dudakları!

Haşim Hüsrevşahi
Bu makale MorTaka dergisi’nin 18. sayısında (Sayfa 106) yayımlandı

 

1-      Kerbela olayına bir kere şöyle bakılabilir: Yaklaşık bin dört yüz sene öncesinde Arap Yarımadası’nda, Kureyş kabilesinden Kusay’ın oğlu Abdümünaf’ın oğulları Haşim ile Abdüşems arasında Kâbe’nin yönetiminde söz sahibi olmayı da içeren bazı olaylar üzerine derin anlaşmazlıklar baş gösterir. Haşim’in oğlu Abdulmuttalib’dir, Abduşems’in oğlu ise Ümeyye. Tarihte Ümeyye oğulları (beni Ümeyye) ve Haşim oğulları (beni Haşim) olarak bilinen iki amcaoğlu sülalesi arasındaki çatışma, eklenen her yeni olayla derinleşir. Abdülmuttalib’in oğlu Abdullah soyundan torunu Muhammed, İslam dinini ilan eder. Ümeyye’nin oğlu Harb soyundan gelen Ebusüfyan İslam’a boyun eğmez. Öyle ki Uhud ve Hendek savaşlarında İslam peygamberine karşı kılıç çeker ve Müslüman kanı döker. Ebusüfyan’ın oğlu Muaviye ki aynı zamanda Emevi hilafetini başlatan Şam kentinin valisidir. Muhammed Peygamber’in erkek çocukları doğar, yaşamaz ve ölürler. İslam’a ilk inanan kadından, eşi Hatice’den olan kızı Fadime’yi, amcasının oğlu Ali’yle evlendirir. Erkek çocuğu yaşamadığı için cahiliye Arap insanının kınamaları ve hor görüp küçümsemeleri Muhammed Peygamberi çok üzmüştür. Öyle ki sonunda 3 ayetli bir vahiy iner: “Biz sana Kevser bağışladık, Rabbine salat kıl ve nahret[1]. Hiç kuşku yok ki soysuz olan senin düşmanındır.” Böylece sonsuz hayır ve bereket olarak ve de cennetin kutsal ırmağı Kevser olarak tanımlanan Fadime, Ali ile evlendikten sonra sonsuz bereket sülalesi dünyaya gelir. Bunlardan ilki Hasan’dır ve sonrasında Hüseyin.

Okumaya devam et “Kerbela’nın Dudakları!”