sıra tabutlar ortasında


beni parkanın hangi cebinde taşıdığını unutma yeter!
yanağımı tepinen cehennemine yaslamışım
sıra tabutların öyküsü sevgilim…
 
dağ eteğinden sıçrayan kaya parçaları çarpar acılarıma
kulaklarım çıldırmış patlamalar ortasında sesini tanır
toprak, barut ve kan kokularından geçer de gelir kokuların
 
Yusuf’un kör kuyularında beklemem
hep Mayıs aylarımsın         kavruk yüzünle gelincik sürüsü
dişinle yanağın arasında tütün       acı emersin beni
 
bırak beni unuttuğun cebinden geçsin kurşun
sıra tabutlar ortasında yanında yatarım sevgilim

(h.h.13/09/2012, Bolu)
Photo: Three Soviet guerrillas in action in Russia during World War II
http://www.theatlantic.com/infocus/2011/09/world-war-ii-women-at-war/100145/