kendine yalan söylemiş olacaksın

Sirus’un odasına gelene kadar dudaklarında aynı gülümsemeyi taşıdı. Kapıyı tıklattı ve ardından kulak kabarttı. Aralarındaki tek ortak nokta belki de Beethoven ve Mozart’a olan ilgileriydi. Yanıt beklemeden içeri girdi. “Ne kadar tembelsiniz Küçükbey! Daha elbiselerinizi giymemişsiniz!”

“Aceleniz mi var?”

“Bırak elbiseyi şimdi, yemeğin soğuyacak.”

Sirus, yemek tepsisini Mandana’dan alarak duvar kenarındaki yer minderine çöktü. Yemeye başlamadan: “Teşekkürler! Affedersin ben bu bornozla…”

Mandana, “Boş ver şimdi bunları, özür vakti değil,” dedi ve ardından, köşedeki bardan bir kadeh şarap getirdi. Kendine doldurduğu kırmızı şaraptan bir yudum aldı. Kadehi Sirus’a uzatırken nazlanarak içini çekti: “Hmmmm, ne kadar hoş bir koku seçmişsin!” Okumaya devam et “kendine yalan söylemiş olacaksın”