sen, Havva!

Havva dinle!
ben senin avare oğlunum…
 
cehennemin kapılarını açtılar Gazze’de
çocuk Havva’yı salkım bombalarıyla yaktılar evinin önünde
ne zaman sokağa çıksam
cehennemin kapıları var karşımda
 
soracak kimsem kalmadı
Habillerin ikiyüzlü çıktı Havva
Kabillerin ilk yalan!
hangi omuza kolumu attıysam
yaralı yanıma düştüm
 
Bağdat sokakları haramilerin haram adımları altında
İbrahim’in közlerinde bebekler közleniyor Havva
bu sürgün böyle olmamalıydı…
 
keşke sen de kör olsaydın Havva
ışığı bilmeseydin ve göstermeseydin!
 
keşke bütün evlatların Nuh’un tufanında boğulsaydı Havva!
lal olsaydık sağır olsaydık…
keşke büyümeseydik hiç
renkli çiçeklere ikiz kalsaydık pınarlara
 
Havva bilmiyorsun
bıçak nardan geçer gibi geçiyor günler
 
ne olurdu he deseydin ve yasakları delmeseydin
öğretmeseydin bize isyanı!